Bir Modernlik Deneyimi: Servet-i Fünun Dergisi
Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “Asır Sonu Osmanlı Kültür Tarihinde Servet-i Fünun Dergisi” başlıklı çalıştay 27 Şubat 2019 Perşembe günü Demir Demirgil Salonu’nda düzenlendi. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Uysal yürütücülüğünde tamamlanan aynı isimli TÜBİTAK projesinin sonuçlarını paylaşmak üzere gerçekleştirilen çalıştayda Servet-i Fünun dergisi çeşitli yönleriyle ele alındı. Derginin tasnif edilerek aktarıldığı veri tabanı da önümüzdeki aylarda erişime açılacak.
Servet-i Fünun dergisinin 1896-1901 yılları arasındaki 297 sayısına odaklanan “Asır Sonu Osmanlı Kültür Tarihinde Servet-i Fünun Dergisi” isimli projenin sonuçlarının paylaşıldığı çalıştay, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Uysal’ın “İmparatorluğun Asır Sonunda Modernlik Deneyimi ve Servet-i Fünun’u Yeniden Okumak” başlıklı konuşmasıyla başladı. Servet-i Fünun Dergisi’nin imparatorluk sınırları içinde ve dışında gerçekleşen olaylara resimleriyle birlikte yer vererek yeni bir haber yapma biçimi ürettiğini belirten Uysal, resimlerin ilerleme fikrini öne çıkaracak şekilde seçildiğini ekledi: “Medenilik vurgusu ve terakki fikrini öne çıkaran manzaralar ve resimler özellikle seçiliyor. Görsellerin büyük bir bölümü inşaat ve imar kategorisi altında sınıflandırıldı, çünkü ilerlemeyi vurgulayan köprü, hastane, saat kulesi, kışla ve demiryolu yapımı gibi haberlere resimleriyle birlikte büyük bir yer ayrılmış.”
İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Deniz Aktan Küçük ise “Servet-i Fünun Dergisi ve Asr-ı Terakki Malumatfuruşluğu” başlıklı sunumunda güncel haber kategorisi altında sınıflandırılan haber metinlerinin asır sonunda bilginin kavramsallaştırılmasına yönelik işlevini açıkladı: “Dergide dünyanın her yerinden çok sayıda habere yer verilmesi bilmenin duymuş olma haline geldiğini ve yüzeyselleştiğini gösteriyor.” Tren ve telgrafla sınırların silinip bölgesel ayrımların öneminin azaldığını aktaran Deniz Aktan Küçük, “Telgraf dünyayı bir mahalle haline getirmiş olabilir ancak bu mahalle oturanların birbirleri hakkında sadece yüzeysel bilgiye sahip olduğu bir mahalledir,” sözlerini ekledi ve sunumunu Servet-i Fünun Dergisi’nde yer verilen güncel haberlerin okuru çevreleyen her şeye dair bir hakikatın kurucusu olduğunu vurgulayarak bitirdi.
“Kentsel Muhayyile: İmparatorluk Başkentinden Dünyayı Tasavvur Etmek” başlıklı sunumuyla Servet-i Fünun Dergisi’nin dönemin aydınları tarafından imparatorluğun dünya içindeki yerini konumlandırmada oynadığı role dikkat çeken ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halim Kara oldu. Derginin modernliğin dünyayla eş zamanlı olarak deneyimlenmesinde bir aracı haline geldiğini vurgulayan Kara, dergi içeriğinin sadece edebiyat ve kültürle sınırlı olmayıp imparatorluk sınırları dışındaki siyasi gelişmeler, teknolojik yenilikler ya da bilimsel buluşlarla da ilgilendiğini ifade etti. “Örneğin 1893’te gerçekleşen Chicago Dünya Fuarı, Servet-i Fünun Dergisi’nde tüm ayrıntılarıyla tasvir edilerek fuarda yer alan buluşların hayatı nasıl kolaylaştırdığı üzerinde durulur. Başka coğrafyaların günlük hayatlarının ayrıntılı tasviri Osmanlı İmparatorluğu’nun da modern dünyanın ve evrensel değerlerin bir parçası olduğunu gösterme amacı taşır,” ifadelerini ekleyen Halim Kara, derginin modern bir kentsel muhayyile amacına hizmet ettiğini vurguladı.
İlk oturumun son sunumunu gerçekleştiren Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Veysel Öztürk, “Bilimi Popülerleştirmek: Servet-i Fünun’da Fen Yazıları” başlıklı sunumuyla projede 12 alt kategori altında sınıflandırılan fen yazılarının işlevini açıkladı. Dergideki bilim içeriğinin zamanla nasıl değiştiğine ve diğer içeriklerle ilişkisine dikkat çeken Öztürk, “Fen yazıları sadeleştirilerek ve bilim dışı içerikle ilişkilendirilerek okurun ilerlemesine hizmet edecek şekilde popülerleştirilmiş,” ifadelerini ekledi. Derginin önde gelen bilim yazarlarından Mahmut Sadık’la birlikte yeni bir yazar kategorisinin de ortaya çıktığını dile getiren Veysel Öztürk, içeriğin kültürel bağlamla ilişkilendirilmesi yoluyla derginin bilimi kamuya ulaştırma işlevini üstlendiğini vurguladı.
Gün boyu devam eden çalıştay, Servet-i Fünun Dergisi’nin Osmanlı entelektüelinin modernlik deneyimi yanında tüm imparatorluk velayetlerine uzanan gözlemci ve araştırmacı bakışın yarattığı modern öznelik halini sergilemedeki rolünü farklı yönleriyle tartışma zemini yarattı.
Servet-i Fünun dergisinin 1896-1901 yılları arasındaki 297 sayısına odaklanan “Asır Sonu Osmanlı Kültür Tarihinde Servet-i Fünun Dergisi” isimli projenin sonuçlarının paylaşıldığı çalıştay, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Uysal’ın “İmparatorluğun Asır Sonunda Modernlik Deneyimi ve Servet-i Fünun’u Yeniden Okumak” başlıklı konuşmasıyla başladı. Servet-i Fünun Dergisi’nin imparatorluk sınırları içinde ve dışında gerçekleşen olaylara resimleriyle birlikte yer vererek yeni bir haber yapma biçimi ürettiğini belirten Uysal, resimlerin ilerleme fikrini öne çıkaracak şekilde seçildiğini ekledi: “Medenilik vurgusu ve terakki fikrini öne çıkaran manzaralar ve resimler özellikle seçiliyor. Görsellerin büyük bir bölümü inşaat ve imar kategorisi altında sınıflandırıldı, çünkü ilerlemeyi vurgulayan köprü, hastane, saat kulesi, kışla ve demiryolu yapımı gibi haberlere resimleriyle birlikte büyük bir yer ayrılmış.”
İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Deniz Aktan Küçük ise “Servet-i Fünun Dergisi ve Asr-ı Terakki Malumatfuruşluğu” başlıklı sunumunda güncel haber kategorisi altında sınıflandırılan haber metinlerinin asır sonunda bilginin kavramsallaştırılmasına yönelik işlevini açıkladı: “Dergide dünyanın her yerinden çok sayıda habere yer verilmesi bilmenin duymuş olma haline geldiğini ve yüzeyselleştiğini gösteriyor.” Tren ve telgrafla sınırların silinip bölgesel ayrımların öneminin azaldığını aktaran Deniz Aktan Küçük, “Telgraf dünyayı bir mahalle haline getirmiş olabilir ancak bu mahalle oturanların birbirleri hakkında sadece yüzeysel bilgiye sahip olduğu bir mahalledir,” sözlerini ekledi ve sunumunu Servet-i Fünun Dergisi’nde yer verilen güncel haberlerin okuru çevreleyen her şeye dair bir hakikatın kurucusu olduğunu vurgulayarak bitirdi.
“Kentsel Muhayyile: İmparatorluk Başkentinden Dünyayı Tasavvur Etmek” başlıklı sunumuyla Servet-i Fünun Dergisi’nin dönemin aydınları tarafından imparatorluğun dünya içindeki yerini konumlandırmada oynadığı role dikkat çeken ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halim Kara oldu. Derginin modernliğin dünyayla eş zamanlı olarak deneyimlenmesinde bir aracı haline geldiğini vurgulayan Kara, dergi içeriğinin sadece edebiyat ve kültürle sınırlı olmayıp imparatorluk sınırları dışındaki siyasi gelişmeler, teknolojik yenilikler ya da bilimsel buluşlarla da ilgilendiğini ifade etti. “Örneğin 1893’te gerçekleşen Chicago Dünya Fuarı, Servet-i Fünun Dergisi’nde tüm ayrıntılarıyla tasvir edilerek fuarda yer alan buluşların hayatı nasıl kolaylaştırdığı üzerinde durulur. Başka coğrafyaların günlük hayatlarının ayrıntılı tasviri Osmanlı İmparatorluğu’nun da modern dünyanın ve evrensel değerlerin bir parçası olduğunu gösterme amacı taşır,” ifadelerini ekleyen Halim Kara, derginin modern bir kentsel muhayyile amacına hizmet ettiğini vurguladı.
İlk oturumun son sunumunu gerçekleştiren Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Veysel Öztürk, “Bilimi Popülerleştirmek: Servet-i Fünun’da Fen Yazıları” başlıklı sunumuyla projede 12 alt kategori altında sınıflandırılan fen yazılarının işlevini açıkladı. Dergideki bilim içeriğinin zamanla nasıl değiştiğine ve diğer içeriklerle ilişkisine dikkat çeken Öztürk, “Fen yazıları sadeleştirilerek ve bilim dışı içerikle ilişkilendirilerek okurun ilerlemesine hizmet edecek şekilde popülerleştirilmiş,” ifadelerini ekledi. Derginin önde gelen bilim yazarlarından Mahmut Sadık’la birlikte yeni bir yazar kategorisinin de ortaya çıktığını dile getiren Veysel Öztürk, içeriğin kültürel bağlamla ilişkilendirilmesi yoluyla derginin bilimi kamuya ulaştırma işlevini üstlendiğini vurguladı.
Gün boyu devam eden çalıştay, Servet-i Fünun Dergisi’nin Osmanlı entelektüelinin modernlik deneyimi yanında tüm imparatorluk velayetlerine uzanan gözlemci ve araştırmacı bakışın yarattığı modern öznelik halini sergilemedeki rolünü farklı yönleriyle tartışma zemini yarattı.
