Boğaziçi Journal 30. Yaşını Uluslararası Bir Konferansla Kutladı

Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen konferansta, Siyaset Bilimi, Ekonomi ve İşletme alanında uzman isimler iki gün boyunca güncel sorunların tartışıldığı paneller gerçekleştirdi. Konferansın ilk gününde Brookings Enstitüsü Türkiye Projesi Direktörü Prof. Dr. Kemal Kirişçi, Elizabeth Ferris’le beraber yazdığı yeni yayınlanan kitabı üzerinden Suriye ve mülteci krizini değerlendirdi.

Boğaziçi Journal 30. Yaşını Uluslararası Bir Konferansla Kutladı

BU Journal’ın 30. yılını kutlamak amacıyla düzenlenen konferansın açılış konuşmalarını Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker ve BU Journal Editörü ve aynı zamanda Ekonomi Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Refik Erzan yaptı.

Konuşmasına BU Journal’ın 30 yıldır başarılı bir performans sergilemesinin ardında yatan sebeplerin akademik özgürlüğe ve bağımsız düşünceye olan saygısından ileri geldiğini belirterek başlayan Ayşegül Toker, bugüne kadar dergide görev yapmış ve halen görev yapmakta olan bütün editörlere ortaya çıkardıkları bu mirastan ötürü teşekkür ederek sözlerine devam etti. Toker, BU Journal’ın bundan sonra da alanında lider bir akademik merkez olacağına inancının tam olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.

Toker’den sonra konuşmasını yapan Prof. Dr. Refik Erzan, BU Journal’ın editörü olmaktan ötürü gurur duyduğunu belirtirken, toplantıya katılamayan kıdemli editörler Kadem Şenkal ve Ann Edmonds’a ve diğer bütün editörlere katkılarından ötürü teşekkür etti. BU Journal’ın İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin bünyesinde faaliyet gösterdiğini belirten Erzan, derginin yayınlarında çok değerli Siyaset Bilimi, Ekonomi ve İşletme makalelerinin yayınlandığını ve gün içerisinde yapılacak konferansların da bu üç ana bilim dalının merkezinde güncel sorunları tartışmak amacıyla organize edildiğini ifade etti.

Açılış konuşmalarından sonra “Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler” oturumuna geçildi. Oturum başkanlığını Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yeşim Arat’ın yaptığı oturumda Brookings Enstitüsü’nden Prof. Dr. Kemal Kirişçi Suriye Mülteci Krizi üzerine, Harvard Üniversitesi’nden Melani Cammett ise Ortadoğu’da Hukuk Devleti prensipleri üzerine bir konuşma gerçekleştirdi.

Uzmanlara göre Suriye’de Hayatın Savaş Öncesi Standartlara Dönmesi İçin En Az 30 yıl Gerekiyor

Kemal Kirişçi konuşmasında Brookings Enstitüsü’nden Elizabeth Ferris ile beraber yazdıkları “The Consequences of Chaos: Syria's Humanitarian Crisis and the Failure to Protect” isimli yeni yayınlanan kitabı üzerinden Suriye Mülteci Krizi’nin geldiği noktayı anlattı. Suriye Krizi’nin düzenden kaosa bir geçiş olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Kirişçi, krizin uluslararası bir sorun olduğunu ve sorumluluğunun da uluslararası olması gerektiğini söyledi. Ancak buna rağmen, sorunun engellenmesinde uluslararası toplumun başarısız olduğunu ve ancak kriz patladığında aktörlerin müdahale girişimlerine başladığını vurguladı.

Ülkelerinden ayrılan insanların içinden mülteci statüsü kazananların uluslararası toplum nezdinde birçok hakka sahip olduğunu belirten Kemal Kirişçi, ülke içi yer değiştiren insanların (Internally Displaced People-IDP) uluslararası toplum nezdinde herhangi bir haklarının olmadığını belirtti. Suriye Krizi’nde ülkesini terk eden ve mülteci konumuna gelen insanların yanında, esas sorunun çatışmalar devam ettiği için ülke içinde yer değiştiren insanlar olduğunu belirten Kirişçi, yaptıkları çalışmaya göre geçen zaman içinde bu insanların sayısının da arttığını belirtti.

Suriye Krizi’nin patlak verdiği 2013 yılında, Ürdün, Lübnan ve Türkiye’de iki milyon mültecinin var olduğunu söyleyen Kirişçi, bu sayının bugün 4 milyondan fazla olduğunu vurguladı. Ülkelerini terk eden insanların geri dönüş zamanının çok uzun yıllar sonra gerçekleşebileceğini belirten Kemal Kirişçi, sorun ortadan kalksa bile Birleşmiş Milletler raporlarına göre Suriye’nin eski hayat standartlarına ulaşabilmesi için 30 yıla ihtiyacı olduğunu da sözlerine ekledi.

Suriyeli mültecilerle ilgili olarak en önemli meselelerden birisinin eğitim olduğunu vurgulayan Kemal Kirişçi, Avrupa ülkelerinin mültecilerin kalıcı olduğunu kabullendiğini, dolayısıyla da her ülkenin kendi dilini onlara öğretmeye çalıştığını aktardı. Türkiye’nin de bu meselenin kısa vadede sonuçlanmayacağını bilerek, ona göre politikalar üretmesi gerektiğini belirten Kirişçi, en azından ülkelerinden uzakta yaşamak zorunda kalan insanların daha fazla mağdur olmaması için çalışılması gerektiğini belirtti.

Harvard Üniversitesi’nden Melani Cammet ise, Isach Diwan’la beraber üzerinde halen çalışma yürüttükleri “Variation in the Rule of Law in the Middle East” isimli makale çalışmasının ana hatlarını sundu. Temel amaçlarının kaynak zenginliğinin ülke yönetimi üzerine etkilerini ölçmek olduğunu söyleyen Cammet, bu çalışmanın bir önceki yıl yayınlanan ve Ortadoğu ülkelerinin ekonomilerini anlatan kitabın devamı olduğunu da sözlerine ekledi. İyi yönetimi ölçmek için, hukukun üstünlüğü, yolsuzluk seviyesi, baskı, sivil ve siyasi haklar gibi farklı mekanizmaları gözden geçirdiklerini söyleyen Cammett, bu maddeler üzerinden Ortadoğu ülkelerinden elde ettikleri dataları ve bu dataların yorumlarını anlatarak sunumuna devam etti.

İlk günkü oturumlardan sonra kapanış konuşmasını Université Libre de Bruxelles’dan Andre Sapir yaptı. Önceden Avrupa Komisyonu’na ekonomi danışmanlığı da yapan Sapir’in konuşmasının başlığı, "Still the Right Agenda for Europe?" (Hala Avrupa içi geçerli bir gündem mi?) oldu. Andre Sapir, daha önceden kendisinin başında bulunduğu bir grup ekonomist tarafından Avrupa Komisyonu’na sunulan ve “Sapir Report” olarak bilinen bir dizi ekonomik önerinin Avrupa için hala geçerli olup olmadığını sorguladığı konuşmasını, 2002 yılında ortaya koydukları ajandanın bazı revizyonlar yapılmak kaydıyla bugün de Avrupa için geçerli olduğunu ifade ederek noktaladı.

Haber: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi