Boğaziçi - Stanford işbirliğiyle yeni nesil programcılar yetişiyor

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, Stanford Üniversitesi’yle birlikte, Darüşşafaka Lisesi’nin de desteğiyle 17 Haziran-1 Temmuz 2015 tarihleri arasında Introduction to Computing adlı Yaz Okulu’na ev sahipliği yapıyor. Yaz Okulu sayesinde öğrenciler Stanford Üniversitesi'nin en popüler derslerinden biri olan CS106A dersini Stanford’lı hocalardan alma imkanı buluyor. Bilgisayara ve matematiğe ilgi duyan lise öğrencilerine ücretsiz olarak düzenlenen ve eğlenceli bir sistemle Java dilinde programlama öğreten program hakkında Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Pınar Yolum Birbil (Program koordinatörü) ve Stanford Üniversitesi’nden Asena Uğur McKeown ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Boğaziçi - Stanford işbirliğiyle yeni nesil programcılar yetişiyor

“Introduction to Computing’’ Yaz Okulu’nun ilk kez geçen sene Darüşşafaka Lisesi’nde düzenlendiğini belirten Birbil ve McKeown, programın bu yıl İstanbul’daki çeşitli liselerden toplam 86 öğrenciyi Boğaziçi’nde buluşturduğunu belirtiyorlar.

Programlamanın artık bütün dünyada ‘’yeni matematik’’ olarak adlandırıldığını söyleyen Birbil, Türkiye’deki üniversite öncesi eğitimde yer verilmeyen bu başlıkla ilgili böyle bir yaz okulunun düzenlenmesinin önemini vurguluyor. Programın içeriğinden de bahseden koordinatörler, Stanford Üniversitesi’nde verilen ve çok popüler olan CS106A kodlu programlama dersinin temel alındığını belirtirken, eğitimin yine bu dersin bölüm lideri öğrencilerinin desteğiyle verildiğini anlatıyorlar. Pınar Yolum Birbil ayrıca bu eğitimi lise öğrencilerine göre uyarlayan ve iki haftalık sıkıştırılmış bir eğitim programına dönüştüren Stanford Üniversitesi’nden eğitmenlerle Boğaziçi Üniversitesi’nden hocaların da bir araya geldiğini ve bu program üzerine öncelikle hazırlık çalışması gerçekleştirdiklerini belirtiyor.

Şu anda 9’u Stanford Üniversitesi’nden 14 kişilik bir eğitmen kadrosuyla gerçekleşen ‘’Introduction to Computing’’ programı, alışılmış öğretmen öğrenci diyalogunun da dışına çıkarak eğlenceli, öğrencileri dersin içine alan ve tartıştıran aktif bir eğitim anlayışıyla gerçekleştiriliyor.

Teknolojiyi tüketmek yerine üretmek mümkün

Programa katılmak için öğrencilerin İngilizce bilmelerinin gerekli olduğunu söyleyen Birbil bunun dışında öğrencilerin programlamaya ve matematiğe dair bir ilgilerinin olmasının tek kriter olduğunun altını çizdi. Programlama ve bilgisayar mühendisliği alanlarının genellikle erkek egemen alanlar olduğuna dikkat çeken Birbil şu anda programda 19 kız öğrenci olmasının bu anlamda ezberi bozucu olduğunu da sözlerine ekledi.

Gençlerin bilgisayar ve teknoloji ile ilişkisinde tüketici olmaktan çok üretici de olabileceklerini gösteren bu program sayesinde gençlerde bilgisayar programlamaya ve kod yazmaya dönük bir heves uyandırmayı hedefleyen yaz okulunda iki haftalık programın sonunda öğrencilerin tamamen kendi başlarına bilgisayarda oyun yazabilecek aşamaya gelmeleri amaçlanıyor.

Haber: Ronay Bakan/ Kurumsal İletişim Ofisi