Boğaziçi Üniversitesi’nden kadın ve genç girişimciliği için öncü adımlar

Gelişmekte olan ekonomiler için kadınların iş yaşamına katılımı hayati önem taşıyor. Kadınların çalışma hayatında aktif rol almaları için gerçekleştirilen farkındalık ve kapasite geliştirme gibi çalışmalar aynı zamanda kadınların girişimcilik faaliyetlerinde bulunmaları yönünde önemli birer teşvik aracı. Türkiye’de kadın girişimciliği konusunda farkındalık yaratılmasında öncülüğü üstlenen kurumların başında da Boğaziçi Üniversitesi geliyor.

Boğaziçi Üniversitesi'nden kadın ve genç girişimciliği için öncü adımlar

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla daha refah bir toplum için cinsiyet eşitliğinin önemini ve kadının çalışma hayatındaki vazgeçilmezliğini bir kez daha vurgulamak amacıyla İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker ile görüştük ve Boğaziçi Üniversitesi’nde girişimcilik ekseninde sürdürülmekte olan çalışmaları dinledik. Kadın girişimciliğinin özendirilmesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgiler veren Toker, Boğaziçi Üniversitesi’nde Girişimcilik Yüksek Lisans Programı açılmasının düşünüldüğünü dile getirdi.

Sayın Toker, Boğaziçi Üniversitesi’nin girişimcilik atmosferi içerisindeki konumunda bahsederek başlayabilir miyiz?

Boğaziçi Üniversitesi temel olarak inovasyona dayanan girişimciliği benimsemiştir. Başta İktisadi ve İdari Bilimler ve Mühendislik Fakültelerimiz olmak üzere, üniversitemizde girişimcilik konusunda bir çok akademik çalışma (dersler, araştırmalar, yürütülen lisansüstü tezler) yanında öğrencilere yönelik farkındalık yaratan ve girişimciliği teşvik eden faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de en çok girişimci çıkaran üniversitelerden biriyiz. Okulumuzda girişimcilik alanında yapılan çalışmalardan örnekler vermek isterim.

Girişimcilik, ilk defa Boğaziçi Üniversitesi’nde zorunlu ders oldu

Öncelikle İşletme Bölümü içerisinde verilen AD432-Entreprenuership ve AD497-Bachelor of Arts Degree Project derslerimiz var. AD497 iki sene önce açtığımız bir bitirme projesi dersi. Bu derste öğrenciler 3-4 kişilik gruplarda yeni bir iş fikri için iş planlarını hazırlıyorlar. Türkiye’de böyle bir girişimcilik dersinin zorunlu bir ders olarak ders programına girmesi ilk kez Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşti. Bu derslerdeki amaç öncelikle bir farkındalık yaratmak çünkü girişimcilik aslında öğrenilebilen bir konu. Ayrıca, yakında üniversitemizde bir Girişimcilik Merkezi açılacak. Bu tarz tematik merkezlerin üniversitedeki varlığını doğru buluyorum çünkü konuya ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan farklı bölümlerden öğretim üyeleri disiplinler arası bir yapı içinde çalışma olanağı buluyorlar. Girişimcilik merkezi çatısı altında eğitim, araştırma ve konferans gibi diğer akademik etkinlikler gerçekleştirilecek. Öğrenci kulüplerimizden BUİK ve ENSO girişimcilik temasını okulumuzda üstlenen gruplar. Kulüplerimizin düzenledikleri zirve, yenilikçi fikir yarışmaları gibi öğrenci etkinlikleri büyük ilgi görüyor. Aynı zamanda geçen sene World Entrepreneurship Forum’dan gelen teklif üzerine Junior World Entrepreneurship Forum (JWEF)’i düzenledik . Dünyaca ünlü bu organizasyonda girişim finansmanı, sosyal girişimcilik, kadın girişimciliği gibi girişimciliğin birçok farklı alanında konuşmalar yapıldı (Konuşmacıları görmek için: www.jwefistanbul.com/).

BÜYEM –Garanti Bankası işbirliğiyle kurulan Kadın Girişimci Yönetici Okulu Anadolu’ya uzanıyor

Son olarak, çok güzel bir sosyal sorumluluk projesinden bahsetmek istiyorum: Garanti Bankası ve BÜYEM ile gerçekleştirdiğimiz Kadın Girişimci Yönetici Okulu projemiz. 3 Eylül 2012’de Ankara’da başlayan bu projede belli bir şehir seçiliyor. O şehirde sanayi, ticaret odaları ile yerel yönetimlerle işbirliği yapılarak eğitim programının duyurusu yapılıyor ve eğitim yeri sağlanıyor. Biz de Boğaziçi Üniversitesi hocaları olarak programın yapıldığı şehre giderek katılımcılarımıza pazarlamadan finansa, iletişimden satışa kapsamlı eğitimler veriyoruz. Bu programın asıl amacı kurulan girişimlerin sürdürülebilirliğini sağlamak. Şimdiye kadar Ankara, İzmir, Diyarbakır, Antalya, Denizli, Eskişehir, Samsun gibi on iki ilde eğitimler tamamlandı ve program başarı ile devam ediyor.

Kadınların toplumdaki rolünün sağlamlaştırmasında girişimcilik nasıl bir oynar?

Öncelikle OECD ülkeleri arasında kadın istihdamının en az olduğu ülkelerden biri olduğumuzu hatırlatmak gerekiyor. Türkiye’de kadınlar daha ziyade kayıt dışı sektörlerde yer alıyor. Türkiye’de kadını aile ve aile içi sorumluluklarla sınırlayan anlayış, kadının iş gücüne katılımının önündeki en büyük engel. Girişimcilik doğrudan doğruya istihdama dahil ediyor kadınları ve bu yüzden çok önemli. KAGİDER ve bir çok sivil toplum örgütü kadın girişimciliği konusunda önemli çalışmalar yapıyor. Küçük girişimlerle başladı şu an kadın girişimciler. Ama bunların kar ederek sürdürülebilir olmasını sağlamak gerekiyor.

Son on yılda girişimcilik ve start-up trendlerindeki yükselişin temel sebebini nasıl açıklıyorsunuz?

Bunun en büyük sebebi dinamik, kendini geliştirmeye odaklı, çevreye duyarlı, başarılı olmak için yeniliklere açık olmak gerektiğine inanan Y Kuşağı’nın hayata ve özelde de iş dünyasına bakışının tamamen değişmesi. Yani bu akımın temelinde gençler var. Gençler artık kurumsaldan ziyade çalışma şartlarını kendilerinin belirleyebileceği kendi işlerini kurmak istiyorlar. Ama hemen bu noktada benim öğrencilerimize önerim mezun olduktan sonra kurumsal hayatta bir süre bulunmaları. Çoğu girişimci iş fikirlerini çalıştıkları şirketlerde gördükleri ihtiyaçlar ve eksikler üzerine kurarak hayata geçiriyor. Belki daha da önemlisi, iş dünyasında kendi ilişki ağlarını kurmaları ve geliştirmeleri.

20 Mart’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenecek “Girişimciliğin Gen Haritası” etkinliğinden de bahsedebilir misiniz?

Bu etkinliği Amway ile düzenliyoruz. Amway bulunduğu ülkelerde her yıl kapsamlı bir girişimcilik araştırması yapıyor ve çalışmaya katılan tüm ülkelerin sonuçlarının yer aldığı bir rapor yayınlıyor. Benden 2014 Türkiye girişimcilik araştırmasının sonuçlarını global rapor için yorumlamam istenmişti. 20 Mart’ta yapılacak etkinlikte 2014 yılı Türkiye araştırmasının sonuçları paylaşılacak.

Bu rapordan bazı bilgiler vermek gerekirse: Rapora göre Türkiye’deki insanların kendi girişimini kurmak istemesinin nedeni, 31% kendi patronu olma isteği, 30% ek gelir elde etmek, 27% aile-iş-zaman dengesini oturtmak, 26% kendi fikirlerini uygulamanın verdiği haz şeklinde sıralanıyor.

Haber: Ahmet Berkay Karakaş / Kurumsal İletişim Ofisi