Gıda, çevre ve enerjide dünyaya çözüm sunan bir kampüs

2010'da alınan sürdürülebilir kampüs kararının ardından "yeşil kampüs" çalışmalarıyla kendi enerjisini kendi üretir hale gelen Boğaziçi Üniversitesi Sarıtepe Kampüsü’nde yer alan İstanbul Mikroyosun Biyoteknolojileri Araştırma ve Geliştirme Birimi’nin (İMBİYOTAB) kurucusu Dr. Öğretim Üyesi Berat Zeki Haznedaroğlu’nun yosun teknolojileri odaklı çalışmaları ürünlerini vermeye başladı. İlk etapta biyoteknolojik gıdalar üretecek olan Phycotec adlı girişim hayata geçirildi.

Gıda, çevre ve enerjide dünyaya çözüm sunan bir kampüs

İstanbul Kalkınma Ajansı’nın Yenilikçi İstanbul Programı’ndan alınan mali destekle 2017'de kurulan laboratuvarda yosunlar hammadde olarak kullanılarak farklı sektörlere yönelik ürün ve teknolojiler geliştiriliyor. İMBİYOTAB laboratuvarında kullanılan yosun teknolojileri sayesinde kampüste üretilen karbondioksitten daha fazlası emiliyor. Sadece mikroskopla görülebilen 60-70 tür mikroyosunla çalışılan laboratuvarda biyogübre, omega 3 yağ asitleri, doğal gıda boyaları, uçaklarda da kullanılan biyoyakıt, karbon emisyon filtreleme sistemi gibi biyoteknolojik ürünler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda ilk etapta biyoteknolojik gıdalar üretecek olan Phycotec adlı girişim Haznedaroğlu tarafından hayata geçirildi. Mikroyosunlardan biyoyakıt elde etmek üzere çalışmaların sürdürüldüğü laboratuvarda üretilecek biyoyakıt ise yakın gelecekte iç hat uçuşlarında kullanılmaya başlanacak.

Berat Haznedaroğlu İMBİYOTAB’de sürdürülmekte olan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: "Enerji sektörü için ağırlıklı olarak biyolojik yakıt geliştiriyoruz. Bunlar biyojet, biyodizel gibi çeşitleniyor. Gıda sektörüne yönelik de insan gıda destek ürünleri üzerinde çalıyoruz. Omega-3, omega-6 gibi faydalı yağ asitlerinin üretimini deniyoruz. Yosunların pigmentlerinden elde edilen doğal gıda boyaları, antioksidan maddeler, çeşitli hastalıkları engelleyici özellikler gösteren maddeler üzerinde çalışıyoruz. Tarım alanında biyogübre, hayvancılık alanında da küçük ve büyük baş hayvanlar için yem, çiftlik balıkçılığı için balık yemiyle ilgili proje yürütüyoruz. Çevre sektöründe de yosunların biyo ıslah özelliklerinden faydalanarak evsel ve endüstriyel atık su arıtımı üzerinde çalışıyoruz."

Haznedaroğlu, bu çalışmaların çoğunun TÜBİTAK ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklendiğini de kaydetti. Haznedaroğlu, yüzde 15'inin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yürüttüğü Rekabetçi Sektörler Programıyla yüzde 85'i de AB kaynaklı fonlardan sağlanan projeyle Türkiye'deki KOBİ'lere yosun biyoteknolojisi alanında destek verilmesinin amaçlandığını söyledi.

Yosunlar büyüdükten sonra sudan ayırma işleminin maliyeti artırdığını ifade eden Haznedaroğlu, "Burada kurulacak biyorafineri sistemi sayesinde yosunun yağından yakıt, proteininden gıda üretimi yapılacak. Yosundan en üst seviyede faydalanılarak farklı ürünler piyasaya sürülebilecek. Bu projeyle enerji, gıda, tarım gibi alandaki sektörler yosun gibi alternatif ham madde kullanarak üretim yapabilecek. Laboratuvarda biyoyakıtlar, insan gıda destek ürünleri, hayvancılık ve yem sanayisi gibi 13 farklı biyoteknolojik ürün geliştiriyoruz’’ dedi.

Kampüste yosun üretimi için Ar-Ge serasının inşaatının devam ettiğini belirten Haznedaroğlu, yeni tesisle bir hasat dönemi içinde 110 ton yosun elde edileceğini kaydetti.

Biyojet yakıt iç hatlarda test edilecek

Haznedaroğlu, biyojet yakıtın laboratuvarda elde edilen verilerine göre normalden daha iyi sonuçlar aldıklarını, uçaklarda kullanılan daha kaliteli yakıtı üretmeyi başardıklarını belirterek, "Yakın zamanda uçaklar için jet yakıt üretilecek. TÜBİTAK projesi olarak desteklenen bu projeyle THY'nin bir iç hat uçuşunda normal aldığı yakıtın bir kısmı mikroyosun tabanlı biyojet yakıtı olacak. İç hat uçuşlarında jet yakıtı test edeceğiz." dedi.

Haznedaroğlu, laboratuvarda ve seradaki reaktörlerde çıplak gözle görülemeyen küçük boyutlu mikroyosunların büyütüldüğünü, ileri aşamada da denizin içinde çıplak gözle görülebilen daha büyük boyutlu makroyosunların yetiştirileceği ifade ederek, denizde tarım yaparak üretilecek bu yosunlardan da yine gıda ürünlerinin yanı sına yem ve gübre üretilebileceğini kaydetti.

Kendi elektrik enerjisini karşılayan dünyadaki ilk ve tek üniversite kampüsü

Boğaziçi Üniversitesi’nin 1 milyon metrekarelik alanı kapsayan Kilyos'taki Sarıtepe Kampüsü, 1 megavat gücündeki rüzgar türbiniyle, yılda 1,7 milyon kilovatsaat enerji üretilen kampüs bu özelliğiyle dünyada, kurduğu santralden elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayan "ilk ve tek" üniversite kampüsü olma özelliğini taşıyor.

Bölgedeki rüzgar potansiyelini hesaplamak için 2009'da rüzgar ölçüm direği kurulup ardından da rüzgar santrali yapılan kampüs, 2015'ten bu yana kendi enerjisini rüzgardan karşılıyor. Hatta bu santralde üretilen enerjinin ihtiyaç fazlası olan yüzde 30'luk kısmı da diğer kampüslere aktarılıyor.