Özgürlükçü ve eşitlikçi yeni bir iletişim mecrası: 405

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Selcan Kaynak’ın açtığı POLS 405 Communications and Politics (İletişim ve Siyaset) dersi, yeni bir iletişim mecrası yarattı. Yüz yüze sohbetin sağladığı zengin iletişim imkânlarını dijital ortama nasıl aktarabiliriz? Sohbet gündem dışında kalanların veya gündem içinde eritilenlerin seslerini doğrudan duymamızı sağlayan bir araç olabilir mi, sorularından hareketle yola çıkan Selcan Kaynak ve ekibinin oluşturdukları 405 projesi (http://dortyuzbes.com/ ) yayın hayatına başladı. 405 ekibinin kurucu editörlerinden projenin nasıl oluştuğunu dinledik.

Özgürlükçü ve eşitlikçi yeni bir iletişim mecrası: 405

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Selcan Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde yardımcı doçentim. Medya, kültür ve siyaset, psikoloji ve siyaset konularıyla ilgileniyorum. Bir süredir POLS 405 Communications and Politics (İletişim ve Siyaset) dersini veriyorum.

Buğra Barçın: Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunuyum. Şimdi de Bilgi Üniversitesi'nde Kültür Yönetimi alanında yüksek lisans yapıyorum. Bir yandan da 405 projesinde yer alıyorum.

Çağrı Mutaf: Ben de Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunuyum şimdi yine aynı bölümde yüksek lisans yapıyorum. Ben de bir yandan 405'te çalışıyorum.

405 projesi nasıl ortaya çıktı, sizler nasıl bir araya geldiniz?

Çağrı Mutaf: POLS 405 Communications and Politics (İletişim ve Siyaset) dersini iki sene önce alırken dönem sonunda bu konuda daha fazla ne yapabileceğimizi düşünmeye başladık. O dersi alan kişiler arasından da daha dar bir kadro olarak kendi aramızda bunları konuşurken bu proje aklımıza geldi. Projeyi konuşmaya başlarken öncelikle Türkiye’de ve 21. yüzyılda dünyada medyanın durumuna dair tespitler yaptık. Bu tespitler iletişim alanında bizim gördüğümüz sorunlar üzerine yoğunlaştı ve buralardan ne yapmak istediğimiz üzerine kafa yormaya başladık.

Buğra Barçın: Aslında uzun süre nasıl bir şey ortaya çıkarmak istediğimiz üzerine konuştuk. Projenin şu anki haline gelmesi çok uzun bir süreci içeriyor. Ana hatlarımızı belirlemek üzerine çok uzun süre konuştuk. Manifestomuzu hazırlamak için bile iki üç ay konuşmuşuzdur mesela. Bütün bu titizliğin temel nedeni, yola çıktığımızda oluşabilecek yol kazalarını engellemek üzere önce genel hatlarını belirlemek fikriydi.

Selcan Kaynak: Derste konuştuğumuz, tartıştığımız metinler üzerinden hep bir şekilde Türkiye’deki medyaya dair sorunları ve ortak şikayetlerimizi konuşuyorduk. Bunun üzerinden sohbet etmeye de devam etmek istedik. Ders bittikten sonra yazın ve ardından da toplanmaya devam ederken benzeri şeylerle ilgilendiğimizi fark ettik. Fark ettiğimiz bir başka noktaysa bize ilham veren fikirler, insanlar, araştırmalar ve konuların açık olarak, her şeyin sorulabildiği bir sohbet ortamında yer aldığı bir mecra göremedik. En çok da burada ortaklaştık. Ondan sonra yavaş yavaş denemeye başladık aslında. İlk çekimi yaptık. Ardından biraz daha konuştuk bunu nasıl sunabiliriz diye. Teknik imkanlarımızın da ne olabileceği zaman içerisinde ortaya çıktı ve sonunda 405, bu yılın Ekim ayında yayına geçebilecek hale geldi.

‘’Bilgiyi aracısız biçimde aktarmak istiyoruz’’

İletişim ve medya alanında gördüğünüz sorunları açıklayabilir misiniz? Bu ortamda 405’in alternatif bir yayın mecrası olduğunu söyleyebilir miyiz?

Selcan Kaynak: Medyayla ilgili birçok sorun tabii ki konuşulabilir ama bizim için anaakım medyada özellikle gündemin çok dar olması, belirli insanların sadece belirli konulara endeksli olması ve onların bu konuları çok dar ve yüzeysel çerçevede tartışıyor olması büyük bir sorun. Biz aslında kendi aramızda konuştuğumuzda bunların hiçbirini seyretmek, dinlemek veya okumak gibi bir hevesimizin olmadığını gördük. 405 aslında daha çeşitli konuların ve insanların derinlikli olarak yer alabildiği bir yer. Bunu yaparken kendi merak ettiğimiz soruları veya konuları okuyabilmek, öğrenebilmek, tartışabilmek bizim için önemli. 405’in anaakım medyadan farklılaştığı diğer bir noktaysa aslında 405’in bir sohbet ortamı yaratmayı amaçlaması. Anaakım medyaya baktığımızda tartışma programları tamamen yüksek gerilime, daha çok bağırmaya veya insanların kendi bulundukları pozisyonları dayattıkları bir yer olmaya odaklı. 405 ise herhangi bir sohbet ortamında bulabileceğiniz karşılıklı ortamı dijital ortamda sağlamaya çalışıyor.

Çağrı Mutaf: Hem eleştirdiğimiz şeyler hem de çalışma yöntemimiz biraz ilginç aslında. Normal, herhangi bir medya kanalı oluşumuna baktığımız zaman çok keskin iş bölümleri, hiyerarşiler veya belli çalışma biçimleri görüyoruz. Bu çalışma biçimlerinin hepsi ortaya çıkan bilgiyi etkiliyor. Bizdeki ilginç şey bence bunların olmaması. Aramızdaki iletişimin eşit ilerlemesi ve dolayısıyla aslında normlarla ve hiyerarşilerle kurulu bu alanı sürekli yıkıp kurmamız 405’in farklılaştığı bir nokta. Biz iletişimde çok katı formatlar olması gerektiğine inanmıyoruz. Bizim temel amacımız Selcan Hoca’nın dediği gibi bir insan var onun anlatmak istediği bir şeyler var ve biz o insanı 405’le evinde bilgisayar başında oturan diğer insanın önüne getiriyoruz aslında. Tek kıstasımız da bu aslında kurduğumuz sohbet ortamı için. Dolayısıyla iletişimde özgürlük ve eşitlik söz konusu. Mesela bu kaygıdan dolayı biz yapılan sohbetin sunumunda çok az bir çerçeveleme yapıyoruz. Dert ettiğimiz şey aslında konuk ettiğimiz insanın anlattıklarını aracısız bir şekilde karşı tarafa ulaştırabilmek. Bu normal medyanın çalışma şeklinde karşılaşabileceğiniz bir durum değil. "Bilginin iletildiği aracın kendisi aslında bilginin kendisidir" diyen bir medya araştırmacısı var ve biz de bu aracının etkisini en aza indirmeyi istiyoruz. Bunu yapabilmek için de en etkili formatın sohbet formatı olduğunu düşünüyoruz.

Buğra Barçın: Türkiye'de siyaseten ve medya üzerinde bize dayatılan bir gündem var. Biz 405’le birlikte aslında bizim kendi gündemlerimize bir alan açmak istedik. Biraz o basmakalıp duruşlardan çıkıp kendi ilgimizi çeken alanlarda ve Türkiye’de konuşulması gerektiğini düşündüğümüz konuları ön plana çıkarıyoruz. Eğitimi, Soma'daki katliamı, iş cinayetlerini sürekli konuşuyor olmamız gerekiyor diyoruz.

Çağrı Mutaf: Anaakım iletişim ve medya sitelerine baktığımızda öğrenmemiz, bilmemiz gereken şeyleri gösteriyor. Bunu yaparken de hayatı belli alanlara bölüyor. Kültür sanat, Türkiye, dış haberler, spor gibi. Biz bunun çok mantıklı ve gerçekçi bir şey olmadığını düşünüyoruz. Bu durum kendini özgür ve çoğulcu bir medya ortamı kurulsa da çoğu zaman değişmiyor. 21. yüzyılda medyanın sundukları bu yüzden kısıtlı çünkü gerçek hayatı yansıtmayan bir parçalanmışlığı sunmaya çalışıyor gelmiyor. Biz 405’te bu duruma da bir alternatif yaratmaya çalışıyoruz diyebiliriz.

Bu bir haber sitesinden ziyade bir sohbet ortamı.

Teknik bir alanla ilgileniyorsunuz bir yandan da, fotoğraf çekimi yapıyorsunuz, web sitesi yönetiyorsunuz, soundcloud hesabınız var. Bütün bu iş bölümlerini hiyerarşik olmadan kurduğunuzu söylediniz. Bu teknik işleri beraber nasıl yürütüyorsunuz?

Selcan Kaynak: Bir kere Çağrı'nın söylediği çok geleneksel iş bölümü zaten bize uymuyordu. Öyle bir durum sözkonusu olsaydı biz bu şekilde sohbet ede ede devam edemezdik. Başından beri öyle başlamadık. Bize bu hiyerarşik olmayan ilişki içeriğe de yansıyor gibi geliyor umarım okuyucu ve dinleyiciler de böyle düşünüyordur. Bir yandan bu projenin hayata geçmesini uzattı ve daha ucu açık bir şey ortaya çıktı ama çok daha keyifli oldu. Teknik açıdan limitlerimizi biraz deneyerek gördük. Süreç içinde bir iş bölümü de oluşuyor, mesela Çağrı sosyal medyayı takip ediyor, Buğra aramızdaki koordinasyonu sağlıyor, ben transkripsiyon yapıyorum, ama hepimiz hemen her işi yapıyoruz, fikirsel anlamdaysa hepimiz katkı sunuyoruz. Eklememiz gerekir, başladığımızda ekipte Mine Ekinci de vardı, projenin ortaya çıkmasına katkıları çok değerli. Bir de sonradan aramıza katılan, görüntü ve ses’den sorumlu Arda Çiltepe ve web sitemize teknik destek veren Hakan Kara var.

Peki ekibe katılmak isteyen oluyor mu, 405’i genişletmeyi düşünüyor musunuz?

Buğra Barçın: Bu ihtiyaca bağlı olarak değişebilir. Biz şu an belli periyodlarla içerik paylaşıyoruz. Bunu artıralım dersek o zaman yeni ekip arkadaşları olsun isteriz. Ama şu ana kadar da dışarıdan destek aldık. Desteğe her zaman açığız.

Projenin devamında beraber ne gibi işler ortaya çıkarmayı hedefliyorsunuz?

Selcan Kaynak: Bizim heyecanlandığımız konu başlıklarının arka arkaya yayınlanmaya başladığı, sitenin rayına oturup tanındığı bir hale gelmesini tabii ki çok isteriz. Aslında temel hedefimiz bu sohbet ortamının zenginleşmesi ve devam etmesi. Bunun için aslında farklı formatlar da denemeyi düşünüyoruz. Örneğin Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’la bir video projemiz olacak ve kendisi hayatını anlatacak. Böyle çalışmaları zenginleştirmek istiyoruz.


Söyleşi: Ronay Bakan /Kurumsal İletişim Ofisi