Bilim Tarihinde Dünyaca Tanınan Prof. Dr. F. Jamil Ragep Boğaziçi Lectures'ın Konuğu Oldu
Boğaziçi Lectures'in yeni konuğu Kanada McGill Üniversitesi İslam Toplumlarında Bilim Tarihi Kanada Araştırma Kürsüsü Eski Direktörü Prof. Dr. F. Jamil Ragep oldu. Astronomi tarihi ve İslam Bilim Tarihi alanlarındaki uzmanlığıyla tanınan bilim insanı, modern dönem öncesi astronomiyle ilgili yaklaşımları anlattı.
Boğaziçi Üniversitesi, çeşitli alanlarda küresel anlamda etkili olmuş isimleri Boğaziçi Lectures kapsamında ağırlıyor. Bu platform, akademik ile bilimsel konuları derinlemesine incelemeyi önceliyor. Türkiye'nin ve dünyanın karşı karşıya kaldığı meydan okumaları ele alarak yeni bakış açıları sunmayı ve anlamlı diyaloglar kurmayı hedefliyor. Boğaziçi Lectures bilim, kültür, sanat, edebiyat, ekonomi, siyaset ve uluslararası ilişkilerde küresel anlamda öncü bilim insanı, akademisyen, entelektüel, düşünür ve karar alıcıların Boğaziçi mensuplarıyla buluştuğu bir forum hizmetini görüyor.
Boğaziçi Lectures kapsamında 15 Kasım’da Rektörlük Konferans Salonu’nda konuşan Prof. Dr. F. Jamil Ragep, Antik Yunan, İslam ve modernite öncesi Avrupalı filozofların evren ve dünya algıları konusunda detaylı bilgi paylaştı. Sunuma Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fazıl Önder Sönmez ile birlikte sanat ve bilim tarihi alanında çalışan araştırmacılar da katıldı.

“İSLAM FİLOZOFLARININ HESAPLAMALARI GÜNÜMÜZE ÇOK YAKIN”
İslam filozoflarının dünyanın çevresi gibi hesaplamalarının oldukça doğru olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ragep, modern dönem öncesinde astronomide, bu alanda büyük keşiflerin yaşandığı modern döneme de yön verecek önemli adımların atıldığını belirtti:
“Antik Yunan’da Platon ve Eratosthenes gibi birçok filozof dünya ve evrenle ilgili çeşitli yaklaşımlar ortaya koydu. Antik Yunan’da kabul gören yaklaşım, modern döneme kadar da gelen Dünya’nın merkezde olduğu bir sistemdi. Antik Yunanlıların Dünya’nın çevresiyle ilgili yaptıkları hesaplamaların aslından çok daha fazla sonuçlara ulaştığını görüyoruz. Antik Yunan’da olduğu gibi İslam filozoflarında da astronomi ve bununla ilgili icatlar çok önemli yer tutar. Kıblenin yerini gösteren özel aygıtlar ve Semerkand’ta geliştirilen sekstantlar bunun için örnek olarak verilebilir. Öte yandan tüm bu cihazların geliştirilmesi ve işe yarar hale gelmesi için oldukça doğru ölçüm ve gözlemler yapmalısınız. İstanbul, Azerbaycan ve Delhi gibi yerlerde sofistike matematikten yararlanan İslam filozoflarının dünyanın çevresi gibi hesaplamalarda günümüzdekilere oldukça yakın tespitler yaptığını anlıyoruz. Mesela 11’inci yüzyılda yaşayan Biruni, Dünya’nın çevresini 39 bin 700 kilometre olarak hesaplarken, bugün Ekvator etrafında ölçüldüğünde bunun yaklaşık 40 bin 80 kilometre olduğunu biliyoruz.”

Prof. Dr. Ragep sunumunda ayrıca İslam filozofları nazarında astronominin “Allah’ın varlığını yüceltmek” açısından da büyük yer tuttuğunu da dile getirdi. Kuran-ı Kerim’de evrenle ilgili ayetlerden örnekler paylaşan bilim insanı, bu ayetlerin İslam filozoflarının astronomide derinleşmesi için güçlü bir motivasyon olduğunu ifade etti.
