Boğaziçi Bears’in yükselen başarısı

Boğaziçi Üniversitesi’nin başarılı spor takımlarından biri de hentbol takımı. Özellikle son yıllarda önemli derecelere imza atan takımın antrenörü Mustafa Tamer ’99 ile Boğaziçi Bears’ın çalışmaları, aldığı ödüller, hentbolun Türkiye’deki konumu üzerine BÜMED’in aylık yayını Boğaziçi dergisi tarafından gerçekleştirilen söyleşiyi Boğaziçi’nden Haberler okurlarıyla paylaşıyoruz.

Boğaziçi Bears'in yükselen başarısı

Çalışma koşullarınızdan ve antrenmanlarınızın nasıl geçtiğinden bahsedebilir misiniz?

Haftada üç gün 90 dakikalık antrenmanlarımız var. Ayrıca bireysel olarak kardiyo ve ağırlık antrenmanları yapmaya çalışıyoruz. Antrenman tempomuz ve şekillerimiz zaman aralıklarına göre değişiyor. Sezon başlangıcında daha çok fiziksel yeterlilik antrenmanları yapıyoruz. Müsabaka zamanı yaklaşınca taktik antrenmanlarımızın sayısı yükseliyor. Rakiplerimize üstünlük sağlayabilmek adına güçlü olan yönümüzü kullanmaya çalışıyoruz ve çeşitli taktiksel oyun şekilleri çalışıyoruz. Faydasını gördük diyebiliriz.

Almış olduğunuz ödüllerden bahsedebilir misiniz?

Takımımız 2011 yılından itibaren bir yükseliş içerisinde. Önceki yıllarda mücadele ettiği 2. Lig’den şampiyon olarak çıkan Boğaziçi Hentbol Takımı namı diğer Boğaziçi Bears, neredeyse tüm takımların BESYO olduğu 1. Lig’de üç senedir mücadele etmekte ve son iki yıldır bronz madalya alarak ligde istikrarlı ve yükselen bir grafik çizmekte. Bu başarı, önceden tepki gösteren BESYO’ların saygısını kazanmamızı sağladı.

Bu sporu seçmenizde hangi faktörler etkili oldu? Bu spordan sonra hayatınız nasıl değişti?

Hentbol alışkın olduğumuz salon sporlarına kıyasla çok daha fiziksel kontak içeriyor. Yine diğer salon sporlarına göre çok daha yüksek tempolu bir spor. Kuralları gereği, sizi sürekli hücum etmeye yöneltiyor. Ayrıca iyi savunma yapabilmek için çok iyi yardımlaşmanız gerekiyor. Bu özellikleri hayatınızda entegre ettiğinizde, çok çalışmayı, yardımlaşmayı ve pes etmemeyi alışkanlık haline getirmiş oluyorsunuz. Bu özellikler de sizi bir kazanan haline getiriyor.

Hentbolun Türkiye’de ne durumda olduğunu düşünüyorsunuz? Sizler bu anlamda yeteri kadar desteklendiğinizi düşünüyor musunuz?

Maalesef yeteri kadar ilgi ve destek görmüyor. Bunun en önemli sebebi Türkiye’nin üç büyük spor kulübünden sadece Beşiktaş’ın hentbol şubesinin olması. Maalesef spor, dünyada çok endüstriyelleşti. Yüksek miktarda oyuncu maaşları sağlayamayan takımlar kaliteli oyuncu alamıyor. Altyapıya da gerekli desteği veremiyor. Rekabet yeterince zor olmayınca spor da çok gelişemiyor açıkçası. Oysaki gelişmiş kuzey Avrupa ülkelerinde ve Avrupa ekonomisine liderlik eden Fransa, Almanya gibi ülkelerde hentbol en önemli sporlardan.

Takım olarak uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

Bu biraz jenerasyon işi açıkçası. Biz takım olarak son dört yılda çok iyi bir jenerasyon yakaladık. Okula iyi hentbolcular geldi ve bunu iyi değerlendirmek istiyoruz. Önümüzdeki sezon ligi ilk iki sırada bitirip, play-off mücadelelerine gitmeyi hedefliyoruz. Süper lig çok zor bir seviye; ama bunu yapabilecek inancımız ve yeteneğimiz var. Yükselen grafiğimizi devam ettirmek istiyoruz.

Sizce öğrenciler hentbolu neden seçmeliler?

Takım ortamımız çok güzel. Gerçek arkadaşlıklar kurmanın en kolay yolu sporcu olmak. Hentbol fazlasıyla zor; ama eğlenceli bir spor. Sizi çabuk düşünmeye, çok çalışmaya ve yardımlaşmaya itiyor. Deşarj olmak için en doğru sporlardan biri. Türkiye’de çok tanınmadığı için biraz yabancı geliyor; ama yeni bir şeyler denemek her zaman iyidir.

Haber: Yasemin Dut /BÜMED Dergi