Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Konferansları dizisi başladı
Nâzım Hikmet'in anısını ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla 15 Aralık 2014 tarihinde kapılarını açan Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi, 15 Ocak'ta Nâzım Hikmet Konferansları dizisine başladı.
“Buzul Çağının Kamburu: Bir Tür Olarak Epik ve Kuvâyi Milliye'nin Tuhaf Hikâyesi’’ başlığını taşıyan dizinin ilk konferansı Erkan Irmak’ın katılımıyla gerçekleşti. 2007 yılında lisans ve 2009 yılında yüksek lisans derecelerini Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamlayan Erkan Irmak, “Kayıp Destan’ın İzinde” adıyla İletişim Yayınları tarafından kitap olarak yayımlanan çalışmasıyla 2009 yılında Memet Fuat Eleştiri/İnceleme Ödülü’ne değer görülmüştü.
Rektörlük Konferans Salonunda gerçekleşen konferans, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi müdürü Prof. Dr. Murat Gülsoy’un sunuşuyla başladı.
Gülsoy konuşmasında Nâzım Hikmet üzerine Türkiye’de bugüne dek yapılan akademik çalışmaların sayısının çok az olduğuna dikkat çekerek Nâzım Hikmet’in sakıncalı bir yazar ve şair olarak görülmesinin bu sonuçta etkili olduğunu belirtti. Nâzım Hikmet’in 1930-1965 arasında neredeyse hiçbir eserinin basılamadığına dikkat çeken Gülsoy, Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin akademik anlamda bu boşluğu doldurmayı amaçladığını ifade etti.
Gülsoy’dan sonra konuşmasına başlayan Erkan Irmak, kişisel kariyerinde hem Nâzım Hikmet’in hem de kurum olarak Boğaziçi Üniversitesi’nin çok önemli yerleri olduğunu belirtti. Irmak, zun süre üniversitelerin hakettiği ilgiyi göstermediği büyük şairin adını taşıyan bir kültür, sanat ve araştırma merkezinin Boğaziçi Üniversitesi’nde kurulmuş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Nâzım Hikmet’in eserleri arasında edebi niteliğinden ziyade siyasi içeriğiyle tanınan metinlerinden Kuvâyi Milliye Destanı ve Memleketimden İnsan Manzaraları’nın oluşum süreçlerini çok yönlü bir yaklaşımla ele alan Erkan Irmak, konuşmasını bir edebiyat türü olarak epik türünün tarihi, içeriği, işlevi ve niyetine dair kavramsal bir çerçeve sunarak sürdürdü.
Daha sonra her iki eserin de Nâzım Hikmet tarafından hangi gerekçe ve niyetlerle yazılmaya başlandığı; bu süreçlere kimlerin nasıl müdahil olduğu, tarihsel ve siyasal koşulların her iki eserin de oluşumuna etkileri çok katmanlı bir şekilde ele alındı. Ulusal gelenek ve resmi tarih çerçevesinde epik türünün içinde barındırdığı türsel özellikleri taşıyan Kuvâyi Milliye ile, “aşırı kıymetlendirilmiş epik tahayyülünün” ve ulusal gelenek-resmi tarih çerçevesinin değiştiği Memleketimden İnsan Manzaraları eserleriyle Nâzım’ın kurduğu ilişkinin ve eserlerin yayımlanışları sırasında başından geçenlerin bir dökümünden sonra Erkan Irmak, “Kuvâyi Milliye’nin cesur kahramanlarından Kambur Kerim’in Memleketimden İnsan Manzaraları’nda yitik ve narin bir kaybedene dönüştüğü tuhaf hikayesini” dinleyicilerle paylaştı.
Kalabalık bir dinleyici kitlesinin katılımıyla gerçekleşen konferans, Erkan Irmak’ın cevapladığı sorularla son buldu.
Nâzım Hikmet Konferansları dizisi, şairin yapıtlarını, edebi ve düşünsel kaynaklarını, yarattığı etkileri, içinde yaşadığı sosyal ve siyasi atmosferi ve tarihsel bağlamı kuşatacak nitelikte olacak ve önümüzdeki aylarda farklı disiplinlerden konuşmacılarla ilerleyecek.
Haber: M. Efe Fırat/Kurumsal İletişim Ofisi
