Dostları Mithat Alam’ı sevgiyle ve anılarla uğurladı
28 Kasım tarihinde aramızdan ayrılan Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi'nin ve Mithat Alam Eğitim Vakfı'nın kurucusu Mithat Alam için Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen tören, Mitham Alam’ın öğrencilerinden ‘’briç arkadaşlarına’’, sinemacılardan akademisyenlere tüm dostlarını buluşturdu.
30 Kasım’da Albert Long Hall’de gerçekleştirilen törene Mithat Alam’ın kurucusu olduğu Film Merkezi’nden yolu geçen pek çok öğrenciyle birlikte yönetmen Reha Erdem, oyuncu Mert Fırat, yapımcı Haşmet Topaloğlu, işadamı İbrahim Betil, Halis Komili, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Şevket Pamuk, Binnaz Toprak gibi sinema, iş dünyası, akademi ve sivil toplum sektörlerinden çok sayıda dostu katıldı. Alam’ın dostları onu muzip kişiliği, şakacı ve oyuncu karakterine yaraşır biçimde, gülümseten anılarla uğurladı.
Mithat Alam'ın vefatı, kültür ve sinema dünyasında da üzüntüyle karşılanırken, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, taziyelerini Rektör Özkan'ı telefonla arayarak iletti.
Törende bir konuşma yapan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan, Mithat Alam’ın iki ayrı vasiyet bıraktığını belirterek sözlerine başladı. Bu vasiyetlerden ilkinin taziye ziyaretlerinin Mithat Alam Film Merkezi’nde yapılması yönünde olduğunu ve bu ricasının son derece kolay olduğunu, ancak ikinci vasiyeti olan ‘’Ben gittikten sonra arkamdan ağlamayacaksınız’’ isteğinin yerine getirilmesinin çok zor olduğunu ifade etti.
Mehmed Özkan, Mithat Alam’ın kurucusu olduğu Film Merkezi ile pek çok insanın hayatına dokunduğunu; Mithat Alam Film Merkezi’nin sinema üretimine katkıda bulunan işleviyle, mimarisiyle Boğaziçi Üniversitesi için önemli bir bilim ve sanat merkezi olduğunu vurguladı. Özkan, kendisinin de bir sinemasever olarak yurtdışındaki görevinin ardından Boğaziçi Üniversitesi’ne döndüğünde Mithat Alam Film Merkezi gibi nitelikli bir sinema merkezi olduğunu görerek hemen üye olduğunu belirtti. Özkan, Alam’ın ardından Merkez’deki çalışmaları aynı ilke ve değerlerle devam ettireceklerini sözlerine ekledi.
Mithat Alam Film Merkezi yöneticisi Zeynep Ünal ise Mithat Alam’ın bilgeliği, mizah duygusu ve çevresindekilere verdiği cesaret ile anılacağını ve kendisine bu anlamda müteşekkir olduğunu ifade ederek, ‘’Mithat Bey her bir öğrencisine ve dostlarına kendisinden birer parça bıraktı’’ dedi.
Mithat Alam’ın öğrencilerinden biri olan ve aynı zamanda Mithat Alam Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Umut Aral ise Alam’ın yetiştirdiği yüzlerce öğrencinin hayatını değiştirdiğine vurgu yaptı. Aral, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Mithat Alam, hayatının son 20 yılında kendisine yepyeni bir dünya kurmuştu. Bu dünyayı biz öğrencilerine armağan etti. Onun bize bıraktığı değerli mirası ayakta tutmaya ve ‘sinemayı seven adam’a layık olmaya devam edeceğiz’’.
Şanslı bir insandı
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi, Mithat Alam’ın ‘’briç arkadaşı’’ Şevket Pamuk, Mithat Alam’la kişisel dostluğunda en sevdiği şeyin onunla şakalaşmak olduğunu belirtti ve ‘’Çok zor ve yorucu bir iş hayatından sonra Merkez’i kurarak kendisine zevk alabileceği bir yaşam alanı yarattı. Bu çok az insana nasip olabilen bir mutluluktur’’ diyerek Alam’ın çok şanslı bir insan olduğunu vurguladı.
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Binnaz Toprak ve Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi, Rektör Danışmanı Zafer Yenal, törende yaptıkları konuşmalarda Mithat Alam’ın Boğaziçi Üniversitesi ve Türkiye için taşıdığı değere vurgu yaptılar.
Mithat Alam’ın öğrencilerinden, aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde ders veren Özcan Vardar ise Mithat Alam’ın derslerinin her birinin olağanüstü olduğunu belirterek onun aynı zamanda bir baba, can yoldaşı, öğrencilerinin sorunlarıyla bizzat ilgilenen bir dost olarak kendisinde bıraktığı izleri anlattı. Mithat Alam’ın öğrencilerinin hepsinin birer sinemacı olarak yetişmese de birer ‘’sinefil’’ olduklarını belirten Vardar, Mithat Alam Film Merkezi ‘nde ‘’Öğrenciler için Öğrencilerle Beraber’’ mottosuyla olağanüstü işlere imza atıldığını anlattı.
Hayat hikayesini anlatan kitap, son günlerinde yayımlandı
Altyazı dergisinden Enis Köstepe ise Mithat Alam’ın renkli hayat öyküsüyle beraber Merkez’in hikayesini kapsamlı bir söyleşiyle ortaya koyan ‘’Sinemayı Seven Adam’’ kitabının Alam’ın vefatından önce yayınlanmış olmasının çok anlamlı olduğunu belirtti. Jale ve Taha Parla’nın kitabın erken bir tarihte yayınlanmasında büyük katkıları olduğunu söyleyen Köstepe, Mithat Alam’ın son günlerinde, hastanedeyken kitabı görme imkanına kavuştuğunu aktardı.
Mithat Alam’ın filmlerle kavga eden biri değil, tam aksine filmleri sevmek için yaşayan biri olduğunu belirten Köstepe, ‘’Mithat Alam çok iyi hedef koyan, bu hedefleri gerçekleştirmek için her şeyi yapan, bürokrasiden yılmayan bir insan olmasının yanı sıra, şakacı, kendisiyle dalga geçen, kara mizahı seven bir insandı. Son hediyesi bize bu kitap oldu’’ dedi.
Öğrencilerinden Serhat Mutlu da Alam’ın bir insanın sahip olabileceği en iyi arkadaşlardan biri olduğunu vurgularak ‘’Dertlerimizi dinler ama asla akıl vermezdi, onunla dost olmak hayatımızı renklendirirdi. Bugün bir dostu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz’’ diye konuştu.
Mithat Alam, törenin ardından Bebek Camii'nde kılınan öğle namazının ardından Rumeli Aşiyan Mezarlığı'nda sonsuz yolcululuğuna uğurlandı. Mithat Alam için taziye ziyaretleri 30 Kasım- 1 Aralık tarihlerinde Mithat Alam Film Merkezi’nde kabul edilecek.
Haber ve Fotoğraflar: Kurumsal İletişim Ofisi
