Ekim ayı film ayı…
Ekim ayında öğrenciler okula dönerken yılın en iddialı filmleri de vizyona giriyor. Bu heyecanla birbirinden güzel filmleri perdesine taşımaya hazırlanan SineBU, Ekim ayı programını açıkladı. Geçen aydan beri merakla beklenen AMY belgeseli bu ay nihayet SineBU ekranlarında yerini alıyor. Ayrıca geçtiğimiz ay sürpriz gösterimlerle SineBU’da seyircilerle buluşan Zeki Demirkubuz’un yeni filmi BULANTI Ekim ayının merakla beklenen yapıtları arasında ...
Sinemaseverler Boğaziçi Üniversitesi'nin yeni sinema salonu SineBU'da bu ay Türkiye ve dünya sinemasının en güncel ve önemli filmlerini izleyecekler. Zeki Demirkubuz'un yeni filmi ''Bulantı'', Amy Winehouse'un kendi ağzından; daha önce görülmemiş görüntü ve şarkılarıyla hikayesini anlayan ''AMY'' (Asif Kapadia), Eylül ayında izleyiciden ilgi gören ''45 YEARS'' (Andrew Haigh) ve Deniz Gamze Ergüven'in ilk uzun metraj filmi olan, Fransa, Almanya, Türkiye ortak yapımı ''MUSTANG'' izleyiciyle buluşacak filmler arasında…
Varoluşçuluğun etrafında oluşmuş bir hikaye
Zeki Demirkubuz, üç yıllık bir aradan sonra yeni filmi ‘’Bulantı’’yla sinemaseverlerle buluşuyor. 2015 Şubat ayında verdiği röportajda ‘’Koz’’ ve ‘’Bulantı’’ adlı iki yeni film projesiyle izleyicilerin karşısına çıkmayı planladığını anlatan Demirkubuz, Bulantı filminin çekimlerini 2014 Nisan ayında tamamladı. Filmin bir diğer özelliği ise Zeki Demirkubuz’un ‘‘Bekleme Odası’’ndan sonra Ercan Kesal ve Öykü Karayel ile birlikte filmin başrollerinde yer alması. Filmin ismi ise ortaya çıktığından itibaren bir diğer tartışma konusu oldu. Birçokları bulantı isminin Jean-Paul Sartre’ın aynı adlı romanından geldiğini ve filmin serbest bir uyarlama olduğunu düşünenlere cevap Zeki Demirkubuz’un resmi Facebook hesabından geldi. Yapılan açıklama ise şu şekilde; ‘‘Zeki Demirkubuz, yedi yıl önce –çekebilir miyim düşüncesiyle- Sartre’ın romanını çalışmaya karar vermiş, bilgisayarında Bulantı adında bir dosya açmış ama bir süre sonra bu fikirden vazgeçip filmin şimdiki haline yönelmiştir.’’ Son olarak Demirkubuz sinemasına hâkim olan varoluşçu tema bu filmde de kendini fazlasıyla hissettiriyor.
Mutsuzluğun cazla harmanlandığı bir hayat
BAFTA ödüllü yönetmen Asif Kapadia'dan, 6 Grammy Ödüllü Amy Winehouse’un ilişkilerini, medya ile sürdürdüğü savaşı, herkese ilham kaynağı olan müziğini, ilk kez yayınlanacak şarkılarını ve görüntülerini de içeren ve vizyona girdiği ilk haftada gişe rekoru kıran “Amy” dünya çapında da “ilk haftasında en çok hasılat yapan ikinci belgesel” olmayı başaran “Amy”, geçtiğimiz aydan bu yana SineBU seyircileri tarafından merakla bekleniyordu.
Amy Winehouse, 2011 yazına kadar tecrübe ettiği mutsuzlukları cazla harmanlayarak anlattı. Öldüğünde 27 yaşındaydı. 27 yıllık bu hayatın Amy Winehouse’un kendi ağzından ve daha önce görülmemiş görüntü ve şarkılarıyla anlatan belgeselin ilk gösterimi 16 Ekim’de.
45. yılını dolduran bir evlilik ve değişen dengeler
Eylül ayında gösterilmeye başlanan “45 Years” izleyicilerin isteği üzerine bir süre daha SineBU vizyonlarında olacak. Andrew Haigh’ın yönetmenliğinde çekilen İngiliz yapımı film, 45. yılını dolduran bir evliliğin değişen dengelerini konu ediniyor. 45 yıllık uzun ve mutlu evliliklerini büyük bir parti ile kutlamaya hazırlanan Kate ve Geoff çiftinin huzurunu Geoff’a gelen bir mektup bozar. Mektup Geoff’un eski sevgilisi Katya’nın ölüm haberi hakkındadır. Bu sarsıcı mektup üzerine 45. Yıl parti hazırlıkları sürse de yaşlı çiftin huzuru kaçmıştır. Kate Geoff’un sürekli eski kız arkadaşı Katya’yı düşündüğünün farkındadır. Geoff gün geçtikçe eski günlerine daha fazla hasret duyar, tekrar sigaraya başlar. Olaylar Kate’in eğer ölmeseydi Geoff ile Katya’nın evli olacağını ve öldüğünde Katya’nın hamile olduğu gerçeğini öğrenmesiyle iyice karmaşık bir hal alır. Mutlu bir geçmişi ve yine mutlu bir geleceği temsil eden 45 yıl partisi giderek belirsiz ve mutsuz bir geleceği temsil etmeye başlar. Film sakin fakat tansiyonu artan yapısı ile sizleri içine çekmeye davet ediyor. 2015 Venedik’te En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri alan “45 Years” bu ayın güçlü filmlerinden.
Türkiye’den çıkmış ve Fransa’dan Oscar’a aday olmuş bir hikaye
“Mustang”, yönetmeni ve hikayesiyle SineBU seyircilerinin Ekim ayı için en çok merak ettikleri vizyon filmlerinden biri. Daha önce Fransa’da çektiği kısa filmlerle tanınan Deniz Gamze Ergüven; ilk uzun metraj filmi “Mustang” ile bir başkaldırı öyküsünü beyaz perdeye taşıyor. Paris’te büyüyen, edebiyat ve Afrika tarihi okuyan genç yönetmen kamerasını Karadeniz’in bir sahil kasabasına çeviriyor ve yaşları birbirinden farklı beş kız kardeşin öykülerini anlatıyor. Filmde babaanneleri ve amcaları tarafından büyütülen beş kızın gözünden muhafazakâr Türkiye’nin sosyal gerçekliğine tanık oluyoruz.
Cannes’da “Europa Cinemas Label” ödülünü, Odesa’da “Büyük Ödül’ü ve En İyi Yönetmen”i, Saraybosna’da “En İyi Film”i ve filmin beş genç oyuncusuna birden verilen “En İyi Kadın Oyuncu”yu, Batum’da yine aynı beş oyuncunun paylaştığı “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazanan Fransa – Türkiye – Almanya ortak yapımı “Mustang” Fransa’nın bu seneki Oscar adayı.
Adını Amerikan çayırlarının yabani, özgür atlarından alan “Mustang” şimdiden Fransa’da 450 bin kişi tarafından izlendi. Film Ekim sonunda SineBU’da vizyona giriyor.
SineBU’yu takip etmek için:
https://twitter.com/sinebuboun
https://www.facebook.com/sinebu
