Eşpedal Derneği’nin görme engelli başkanının hedefi uluslararası yarışlarda yer almak
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Mustafa İşçier, görme engelli sporcuların katılabildiği Velotürk Gran Fondo Bisiklet Yarışları’nda dereceler elde etti. Geçtiğimiz yıl Kapadokya parkurunda birinci, bu yıl da Kayseri parkurunda üçüncü olan İşçier, aynı zamanda Eşpedal Derneği’nin başkanlığını yürütüyor. Mustafa İşçier ile bisiklete olan ilgisini, katıldığı yarışları ve Boğaziçi’ndeki hayatını konuştuk.
Yarışmalara tam olarak ne zaman katılmaya başladınız? Hangi başarıları elde ettiniz?
İlki geçen sene Kapadokya’da gerçekleşti. Orada 47 Km’lik bir parkurun yanında 99 km’lik bir dağ parkuru bulunuyordu. Biz 47 km’lik kısa parkura katıldık ve o yarışta ben birincilik aldım. Bu sene de Kayseri’de bir yarış düzenlendi. Buradaki parkur 69 km idi ve daha zor bir parkurdu. Bu yarışta üçüncü oldum. Bir sonraki yarış da Kasım ayında Çeşme’de yapılacak, oraya da katılmayı düşünüyorum.
Yarışmaların organizasyonu nasıl oluyor?
Eş Pedal derneğimiz var, bu dernek üzerinden programları arkadaşlarla paylaşıyoruz. Yarışlarda yer almanın güzel olmasının yanında buradan elde edilen gelirle 200 bin çocuğa bisiklet alınması da yarışmaya bir sosyal sorumluluk anlamı katıyor. Ayrıca kendi alanımız olan Tandem Bisiklet (İki kişilik bisiklet olarak bilinen tandem bisikletleri görme engelliler de kullanabiliyor) konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Dünyanın birçok yerinde paralimpik oyunlarında tandem branşı olmasına rağmen Türkiye’de bu konuda sıkıntılar yaşanıyor. Federasyon Türkiye’den yurtdışına bu alanda sporcu göndermiyor. Ancak buna rağmen biz 12 tandem yarışçıyı bir araya getirebiliyoruz, bu bizim açımızdan müthiş bir şey.
Bisiklete ve tandem yarışlara olan ilginiz ne zaman başladı?
Tandem bisiklete ilgim üniversitede başladı. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Kulübü’ne Engelliler Birimi ve Mezunlar Derneği’nin de girişimleriyle bir tandem bisiklet alındı. Bu sayede tandem bisikletle tanışmış oldum.
Velotürk Gran Fondo yarışları profesyonel bağlamda geçen sene başladı. Bundan önce düzenlenen yarışlar daha amatör bir şekilde hayata geçiriliyordu. Biz de Türkiye’de yeni yeni düzenlenen bu yarışlara katılmaya çalışıyoruz. Esas amacımız federasyona Tandem branşını kabul ettirip, yurtdışındaki yarışlara katılmak.
Yarışlara nasıl hazırlanıyorsunuz?
Gran Fondo yönetimi ile yarışmaya katılmak için iletişim kuruyoruz. Onların yönlendirmesiyle yarışmaya katılmak için gerekli belgeleri hazırlıyoruz. Sonra katılacak arkadaşların kondisyon durumlarını gözden geçiriyoruz. Kondisyonu zayıf olanlar için yarış öncesi antrenmanlar düzenliyoruz. Bu antrenmanları yarışacağımız parkura göre yapıyoruz. Mesela Kayseri’deki yarışın yapıldığı parkur zor bir parkurdu. Herhangi bir yerde çalışmak bu parkurda yarışmak için yeterli olmayabilirdi. Burası için en uygun rota Üsküdar-Riva arasıydı ve bizde orada antrenman yaptık. Yani parkurun durumuna göre ayarlamalar yapıyoruz. Bunun dışında da herkes kendisine bir rota belirleyip o rotada çalışmalar yapabiliyor.
Ancak benim bu sene yarışmaya katılmam biraz farklı oldu. Bu seneki yarışa katılmayı düşünmüyordum, o yüzden yedekteydim. Kayseri’ye gittiğimde bir arkadaşın gelmediğini gördüm. Yedekte olduğum için antrenman yapmamıştım ve yarış kıyafetlerim de yanımda değildi. Başkalarından aldığım elbiseleri giydim. Yarışacağım tandemdeki pilotu da tanımıyordum. Orada tanıştık. Bu şekilde katıldım yarışa. Açıkçası çok da başarılı olabileceğimi düşünmüyordum ama üçüncü oldum.
Yarışlar dışında bisikletle çeşitli yerlere geziler düzenliyor musunuz?
Bizim amacımız sadece yarış değil, o sadece kategorilerden birisi. Aynı zamanda kısa ya da uzun turlar da düzenliyoruz. Mesela şehir içinde piknik alanlarına, parklara ya da tarihi yerlere gidiyoruz ve bunlar kısa turları oluşturuyor. Uzun turlarda ise şehirlerarası geziler yapıyoruz. Uzun turlarda doğa yürüyüşleri ve kamp da yapıyoruz.
Eşpedal Derneği’ni ne zaman kurdunuz?
Yaklaşık iki yıldır topluluk olarak vardık. Bir yıldır da resmi olarak dernekleştik ve faaliyetlerimizi yürütmeye başladık. Şu an Şanlıurfa, Kayseri, Eskişehir gibi şehirlerde temsilcilerimiz de bulunuyor. Amacımız 81 ile yayılmak ve her ilde bir temsilciliğimizin olması.
Derneğin başkanlığını siz mi yürütüyorsunuz?
Evet, başkanlığını ben yürütüyorum. Tabii bir bisiklet derneğinin başkanının görme engelli olması çok önemli. Bildiğim kadarıyla bu ilk defa oluyor. İl temsilcilerimizden bazıları da görme engelli; mesela İzmir temsilciliğimizi de görme engeli bir arkadaşımız yapıyor şuan. Derneğimizi kurduğumuzda bunu özellikle yapmaya çalıştık. Eşpedal demek; tandemde pilot ne demekse yardımcı pilot da o demek. İkisi de eşit demek. Zaten derneği buna vurgu yapmak, tandeme olan ilgiyi artırmak için kurmuştuk, bunu yönetim kademelerinde de yansıtmaya çalıştık.
Tandemle yaptığınız uzun turlardan örnekler verebilir misiniz?
Gürcistan, Ermenistan ve İran’ı kapsayan bir tur planlamıştık. Gürcistan ve Ermenistan kısmını tamamladım ancak İran’a geçerken bazı sıkıntılar yaşadım ve neticede Türkiye’ye geri dönmek zorunda kaldım. Önümüzdeki yaz İran’ın da içinde olduğu bir Kafkasya turuna daha çıkabiliriz.
Boğaziçi Üniversitesi'ne ne zaman başladınız? Buradaki yıllarınız nasıl geçti?
Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’ne 2009 yılında giriş yaptım. Buradaki yıllarım güzel geçti, Boğaziçi’nin ortamı çok hoşuma gidiyor. Özellikle Güney Kampüs'te olmak, buranın atmosferini yaşamak çok güzel.
Özellikle lisansımın son yılında kulüp faaliyetlerine de katıldım. Güzel Sanatlar Kulübü’nde Heykel atölyesinde gittim. Ayrıca okul dışında da sosyal faaliyetlere katıldım. Geçen seneden beri de yine Tarih Bölümü’nde yüksek lisans yapıyorum.
Yüksek lisansta hangi konu üzerine yoğunlaşıyorsunuz?
İnsan Coğrafyası ve Toplumsal Hafıza arasındaki ilişki ile ilgileniyorum. Mesela Ermenistan ve Gürcistan gezisinde bir şeyi fark ettim. İnsanlar göçtükleri yerlerde eski anıları üzerinden kültürlerini yaşatmaya çalışıyorlar. Bu Türkiye’ye Kafkaslardan göçenlerde de var. Bu da bize insanların yaşadıkları tarihsel coğrafya ile toplumsal hafızaları arasındaki ilişkinin varlığını, dinamiğini gösteriyor. Ben de bunun üzerine çalışmalar yapıyorum.
Söyleşi: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi
