İtalyan, Fransız ve Amerikan sinemasından en önemli örnekler SineBU’da
Boğaziçi Üniversitesi’nin yeni sinema salonu SineBU, yazın en iddialı filmleriyle Ağustos ayında da kaçırılmayacak bir sinema keyfi sunuyor.
Ağustos ayının ilk filmi geçtiğimiz aya damgasını vuran VICTORIA olacak. Şimdiden yılın en iyi filmleri arasında olduğu kabul gören VICTORIA, yaklaşık 140 dakikalık, kameranın hiç ara vermediği kesintisiz akışı ile dikkat çekiyor. Ayrıca VICTORIA’nın SineBU’da Temmuz ayındaki gösterimi sonrasında oyuncu Nadir Sarıbacak ile yapılan söyleşiyi Sine BU’nun yeni açılan Youtube kanalında (https://www.youtube.com/watch?v=Vwhrq8yrTVI ) izleyebilirsiniz. Geçtiğimiz ayın en güçlü filmlerinden Gümüş Ayı ödüllü BODY ise, filmi kaçıranlar için üç seanslık gösterimiyle bu ay da SineBU’da olacak.
Ayın ilk yenisi: Hungry Hearts
SineBU’da ayın yeni filmlerinden ilki HUNGRY HEARTS olacak. Venedik Film Festivali’nde çeşitli ödüllerin sahibi olan film aynı anda aldığı “En İyi Erkek ve En İyi Kadın Oyuncu” ödülleri ile dram-gerilim türünde izleyicinin karşısına çıkıyor. Hungry Hearts, bir restaurant tuvaletinde tanışıp, aynı gecede kendini yatakta bulan ve akabinde kadının hamile kalmasıyla hayatları değişen bir çifti anlatıyor. Kadın(Mina) çocuğun doğumuyla beraber giderek içine kapanarak, çocuğu ve kendisini tehlikeli bir noktaya götürüyor. Veganizm, temizlik (cleanliness) ve saflık (purity) gibi düşüncelere obsesyon geliştirmeye başlıyor ve bu düşünceler üzerinden çocuğunu aç bırakmaya kadar ilerliyor. Adamın (Jude) bir baba olarak bu duruma karşı çocuğunu koruma çabasını, bir yandan da âşık olduğu kadından vazgeçemeyişini anlatıyor.
Hungry Hearts, Marco Franzoso tarafından yazılmış, Il Bambino Indaco (The Indigo Child) adlı kitaptan uyarlanmıştır. Jude karakterini oynayan Adam Driver'ı HBO'nun beğenilen dizilerinden olan GIRLS'den tanıyoruz. Yönetmen İtalyan, kitapta geçen hikaye İtalya'da geçiyor. Buna rağmen yönetmen kitabın atmosferinin New York'a daha uygun bulmuş, çekimlere başlamadan aylar önce New York'ta yaşamaya başlamış
Venedik Film Festivali ödüllerini toplayan film: Far From Men
Müziklerini Nick Cave’in yaptığı FAR FROM MEN ise ayın üçüncü haftası vizyona girecek. İzleyicileri Afrika kıtasının kuzeybatısına, Atlas dağlarına götüren film, Western türünden izler taşıyan bir dram olarak, dinlerarası diyalog üzerine bir ödül de dahil olmak üzere Venedik Film Festivali’nde üç ödül sahibi oldu. David Oelhoffen’in, Cezayir Savaşı sırasında geçen bir kaçış hikayesini anlattığı “İnsanlıktan Uzak” (Far From Men) yönetmenin ikinci uzun metraj filmi. Venedik Film Festivali’nden üç ödülle dönen filminde Lord of The Rings’ten hatırladığımız Viggo Mortensen ve Reda Kateb başrollerde.
Küçük bir köyde izole bir hayat yaşayan ve öğretmenlik yapmakta olan Daru’ya (Viggo Mortensen) , cinayetle suçlanan Mohamed (Reda Kateb) adlı bir muhalife garnizona kadar eşlik etmesi emri verilir. Bir dönem Fransız ordusunda da hizmet vermiş Daru bu yolculuk sırasında orduya olan sadakatini sorgulamaya başlar. Askerler ve isyancıların çatışmalarının ortasında kalan Daru ve tutsağı mecburen birlik olurlar. Onları Atlas dağlarında zorlu bir kaçış serüveni beklemektedir. Albert Camus’nun 1957’de yayınlanan Sürgün ve Krallık adlı eserindeki “Misafir” adlı öyküsünden uyarlanan film, klasik western filmlerinden izler taşıyor. Filmin müziklerinde ünlü sanatçı Nick Cave‘in imzası var.
Filmle ilgili ayrı bir ilginç detay ise yönetmen David Oelhoffen’in babası Cezayir Savaşı sırasında tıpkı filmin baş karakteri Daru gibi Cezayir de öğretmenlik yapmış olması.
Efsane grup Beach Boys’un kurucusunun hikayesi: Love and Mercy
Ayın son filmi LOVE AND MERCY ise Amerika’da kendi çağına damgasını vurmuş Beach Boys grubunun kurucularından şarkıcı müzisyen Brian Wilson’un hayatının 30 yılına biyografi-dram-müzikal dili ile ışık tutuyor. Into the Wild ve 12 Years a Slave filmlerinin yapımcılığını üstlenen Bill Pohlad’ın yönetmen koltuğuna oturduğu Love & Mercy, Wilson’un hayatının 30 yılından fazlasını anlatıyor ve müziğin dışında Wilson’un başa çıkmaya çalıştığı akıl hastalığı ve ilaç bağımlılığını gün yüzüne çıkarıyor, terapisti Eugene Landy (Paul Giamatti) gözetimi altında geçirdiği yılları ve Melinda Ledbetter (Elizabeth Banks) ile yaşadığı kurtarıcı ilişkisini, eşsiz müzisyenliği bağlamında gözler önüne seriyor. Wilson’ın gençliğini Little Miss Sunshine, There Will Be Blood ve 12 Years a Slave gibi filmlerle kendini kanıtlayan Paul Dano, orta yaşlı halini ise Being John Malkovich ve Maps to the Stars'tan tanıdığımız John Cusack canlandırıyor.
Ay boyunca SineBU’nun düzenlediği söyleşiler, Çarşamba akşamları seyircinin oylarıyla belirlenen film ve belgesel gösterimlerinden haberdar olmak için SineBU’nun sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/sinebu
https://twitter.com/sinebuboun
