“Liderleri Boğaziçi yetiştiriyor”

Başarılı Boğaziçili mezunlar, adaylarla ‘’Kuşaktan Kuşağa Boğaziçi’’ seminerlerinde buluştu

“Liderleri Boğaziçi yetiştiriyor”

Bu yıl 19-27 Temmuz 2016 tarihleri arasında düzenlenen Boğaziçi Üniversitesi Tanıtım Günleri kapsamında ilk defa gerçekleştirilen “Kuşaktan Kuşağa Boğaziçi” seminerleri seçtikleri kariyer alanlarında başarılı Boğaziçi mezunlarını aday öğrencilerle buluşturdu. 22 Temmuz’da gerçekleştirilen, mezunların kariyer deneyimleri ve Boğaziçili olmanın anlamından bahsettikleri etkinliğin ilkinde Serdar Sunay, Mehmet Erktin, Gönenç Tarakçıoğlu ve Başar Başaran yer aldı. 25 Temmuz tarihindeki ikinci buluşmada ise Jan Nahum, Tijen Mergen ve Ebru Özdemir adaylara Boğaziçi Üniversitesi’nin kuşaktan kuşağa sürdürdüğü ortak değerleri anlattı.

Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci İşleri Dekanı ve Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Biray Kolluoğlu’nun yönettiği 22 Temmuz tarihindeki ilk seminerde başarılı mezunlar Boğaziçi’ni seçme sebepleri ve kariyerlerindeki dönüm noktalarını anlattı. Kolluoğlu, aday öğrencilere üniversitenin sadece meslek edinme yerinden ibaret olmadığını, yaşam biçimi, hayat görüşü, yaratıcılık ve eleştirel düşünceyle beraber öğrenmeyi öğrenmenin de kazanıldığı bir alan olduğunu vurgulayarak seminere başladı.

Panelin ilk konuşmacısı Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü ’78 mezunlarından Boyner Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serdar Sunay’dı. Sunay, konuşmasına öğrencilerin üniversitede kendilerine neler kattığının önemini vurgulayarak giriş yaptı ve Boğaziçi’nin insana kattıklarının daha ilk yılın sonunda hissedildiğinden bahsetti. Boğaziçi’nin mirasıyla her zaman fark yarattığını belirten Sunay, liderliğin belirli bir formülü olmadığını belirterek aday öğrencilere “Kendine güven” tavsiyesi verdi. Serdar Sunay, Boğaziçi’nin lider yetiştirme konusundaki başarısının altını çizerken bunun okulun ruhunda olan ders dışı etkinliklere teşvikle gerçekleştiğini sözlerine ekledi.

Sunay’ın ardından sözü Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği ’86 mezunlarından Omurga Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erktin devraldı. Öğrencilik yıllarından iş hayatına atılış hikâyelerinden bahseden Erktin, öğrenmeyi öğrenmenin öneminin bir kez daha altını çizdi. Boğaziçi sayesinde kariyerinde önüne çıkan fırsatları değerlendirdiğini anlatan Erktin, ardından Boğaziçili olmanın ayrıcalıklarını öğrencilerle paylaştı.

“Boğaziçi’nde okumak Barselona’da futbol oynamak gibi”

Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden 2007 yılında mezun olan, şu an Triodor Software Ar-Ge Genel Müdürlüğü görevini yürüten Gönenç Tarakçıoğlu da konuşmacılar arasındaydı. Günümüz öğrencilerinin kendisi aksine bilinçli tercihler yapmasının artılarından söz eden Tarakçıoğlu, bir insanın kendine yaptığı yatırımların bireyi ileri taşıdığından bahsetti. Boğaziçi’nin lider yetiştirme geleneğine de değinen Tarakçıoğlu aday öğrencilerle kendi hikâyesini de paylaştı. Lisans tezinde yardımcı olan akademisyenin iş teklifiyle iş hayatına atılan Tarakçıoğlu: “Boğaziçi’nde okumak Barselona’da futbol oynamak gibi” dedi. Tarakçıoğlu, bu benzetmeyle hayatta yapılan tercihlerle fırsatların yakalandığını ve bireyin kendini hedefine doğru geliştirdiğinin altını çizdi.

“Kuşaktan Kuşağa Boğaziçi” seminerinin 22 Temmuz Cuma günkü son konuşmacısı Endüstri Mühendisliği 2012 mezunlarından, Kunduz projesinin kurucu ortağı Başar Başaran’dı. Başaran, konuşmasına Boğaziçi’ndeki yılları, Erasmus ve iş hayatındaki deneyimiyle kendini keşfetme serüvenini anlatarak başladı. Ardından insanların tek boyutlu olmadığını vurgulayan Başaran, Boğaziçi’ndeki öğrenci kulüpleri kültürü ve çok yönlü gelişime verilen öneme değindi. “Bir bölümün etkisinde değil, okulun etkisinde kalıyorsunuz” diyen Başaran, Boğaziçi’nin sınıf dışındaki eğitime verdiği değer ve bunun için sunduğu olasılıkları öğrencilerle paylaşarak konuşmasını sonlandırdı.

Etkinliğin ikinci günü olan 25 Temmuz’da adaylarla bir araya gelen Jan Nahum, Tijen Mergen ve Ebru Özdemir ise kariyer yolculuklarını ve Boğaziçi’nde aldıkları eğitimin kariyerlerini nasıl şekillendirdiğini anlattı.

Doğru bilgiye nasıl erişileceğini bilmek

Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Jan Nahum, kariyer yolculuğunun 60’lı yılların Türkiye’sinde başladığını belirtti. Çok az otomobilin bulunduğu o yıllarda araçların nasıl hareket ettiği üzerin düşünen bir çocuk olduğundan bahseden Nahum, üniversite tercihinde bulunurken bu merakının üzerine gittiğini ve neticede Boğaziçi Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği okuduğunu anlattı. Buradan mezun olduktan sonra otomotiv sanayiinde uzmanlaşmak istediği için Royal College of Art’da Otomotiv tasarımı üzerine eğitim alan Jan Nahum, Türkiye’ye dönerek Koç Grubu’nda mühendis olarak çalışmaya başladığını ifade etti. Koç Grubu’nda çalıştığı 35 yıllık süreçte, önemli birçok pozisyonda bulunan Nahum, başarılı olmasını ve sürekli yükselmesini sağlayan kritik anlarda Boğaziçi’nde aldığı eğitimin kendisi için çok faydalı olduğunu belirtti. “Bilgiyle donandığınızda ve yaptığınız işin doğru olduğuna inandığınızda, iş hayatınızda elinizde bir güç oluşur.” diyen Jan Nahum, gerektiğinde doğru bildiğini savunmak adına yöneticileriyle çatışmaktan da kaçınmadığını ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olanların hem doğru bilgiyle donatıldığını, hem de bilgiye nasıl erişileceğini öğrendiğini de vurgulayan Nahum, bu özelliklerle mezun olan insanların kendi bildiklerini yapmalarının ve sınırları zorlamalarının daha mümkün olduğunu da söyledi. Bu sayede iş hayatında hep zirvelerde olduğunu ve şu an da girişimci olarak yaşamına devam ettiğini belirtti.

‘’Boğaziçi Üniversitesi öğrenmeyi öğretir’’

Tijen Mergen ise hep mimar olma hayalini taşıdığını ancak Boğaziçi Üniversitesi’ni gördükten sonra, buradan çok etkilendiği için bu okulda okumak istediğini ve bu yüzden Boğaziçi’nde mühendislik tercih ettiğini belirtti. Elektrik Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra sektörün birçok alanında çalıştığını belirten Mergen, Doğan Holding bünyesinde yaptığı çalışmalardan bahsetti. Özellikle “Baba Beni Okul Gönder” sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren ekipte olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Mergen, bir kadın olarak sektörde yaşadığı zorlukları bildiği için bu gibi projelerin önemli olduğunu da ifade etti.

Etkinliğin son konuşmacısı olan Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü 1995 yılı mezunu Ebru Özdemir ise kendisini Limak Grubu Yönetim Kurulu Başkanlığı’na taşıyan kariyer serüvenini anlattı. Özdemir, Boğaziçi’nde alınan eğitimin hayat boyu insanın yanında olduğunun vurgusunu yaptı.

Hocası olan Vedat Yerlici’nin bir sözüne atıfla, Boğaziçi’nin öğrenmeyi öğrettiğini belirten Özdemir, bu perspektifle eğitim veren bir kurumdan mezun olmanın önemine değindi. Hayatı boyunca Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşla çalışmalar yapan Özdemir, hali hazırda “Türkiye’nin Mühendis Kızları” projesinin de hayata geçirilmesinde önemli bir rol oynadı. Boğaziçi Üniversitesi’nin destek verdiği bu proje kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi tarafından, mezun olan bursiyerlere, finans, işletme, yönetim, sürdürülebilirlik konularında bilgi ve becerilerinin artırılması amacıyla ‘sosyal mühendislik’ eğitimi veriliyor.

Haber: Talat Karataş- Süveyda Ece Çil / Kurumsal İletişim Ofisi