Mültecilerle toplumsal dayanışmayı hedefleyen projeye Avrupa’dan ödül

Avrupa Komisyonu tarafından, 2012 yılından bu yana düzenlenen Avrupa Sosyal Yenilikçilik Yarışması’nın 2016 yılı kazananları belli oldu. Bu sene “Entegre Gelecekler” temasıyla yürütülen yarışmada Avrupa'daki mülteci ve göçmenlerin sığındıkları ülkelerdeki sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi hayata katkıda bulunmasını da sağlayacak, entegrasyon ve karşılanma konusunu ele alan fikirler değerlendirildi. 36 Ülkeden 1000 üzerinde projenin değerlendirildiği yarışmada Türkiyeli öğrencilerin “Virtuous Triangle” isimli projeleri de kazananlar arasında yerini aldı ve projenin hayata geçirilebilmesi için 50 bin Avro tutarındaki destek fonunu kazandı.

Mültecilerle toplumsal dayanışmayı hedefleyen projeye Avrupa'dan ödül

Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi bölümü öğrencisi İbrahim Çıkrıkçıoğlu,İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi İbrahim Kibar ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi İrem Ergun'un bireysel girişimleriyle hayata geçirilen "Virtuous Triangle" projesi, mültecilerle toplumsal dayanışmayı arttırmayı hedefliyor. Proje hakkında daha fazla bilgi edinmek için Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümü öğrencisi İbrahim Çıkrıkçıoğlu ile bir söyleyişi yaptık.

“Virtuous Triangle” projesi nasıl bir süreç ile toplumsal dayanışmanın arttırılmasını hedefliyor?

Projemizde üniversite öğrencilerini Türk ve Suriyeli ilkokul öğrencileriyle eşleştiriyoruz. Yani her bir üçgende bir üniversite öğrencisi (coach/mentor) bir Suriyeli ve bir de Türk ilkokul öğrencisi mevcut. Temel gayemiz kenar mahallelerde, kapalı şekilde yaşayan ve dil probleminden ötürü hiçbir Türk arkadaş edinemeyen Suriyeli çocukların bu engeli kırması ve samimi arkadaşlık ilişkisi sayesinde Türkçelerini geliştirmelerini sağlamasıdır.

Fikir nasıl ortaya çıktı ve yarışmadan kazandığınız ödülü hangi süreçte değerlendirmeyi planlıyorsunuz?

Aslında arkadaşlarım Suriyeli çocuklar ile sürekli küçük ölçekte projeler yapıyorlardı. Ben de bir şekilde katılmak istiyordum. Bu sene Erasmus programındayken böyle bir yarışmanın olduğunu görünce daha sürdürülebilir ve yaratıcı bir proje yapıp katılmanın daha faydalı olacağını düşündüm. Zira arkadaşlarımın projeleri genellikle gönüllülük esasına dayanan kısa süreli projelerdi ve uzun vadeli etkileri çok kalıcı olmuyordu. Ben de ekibimi kurdum. Erasmus'ta olduğum için takım görüşmelerimiz genellikle Skype üzerinden gerçekleşiyordu. Bu şekilde konuşma ve beyin fırtınalarının ardından bir anda zihnimiz nasıl bir şey yapacağımız hakkında şekillendi. Nihayetinde yarışmanın istediği format çerçevesinde başvurumuzu yaptık ve ilk önce 1000'i aşkın proje arasından ilk 30'a kalarak Berlin’de Social Innovation Academy'de proje yönetimi, networking ve benzeri workshop ve seminerlere katıldık. Daha sonra projenin ayrıntılı halini gönderdik. İlk 10'a kaldığımızı ve ödül töreni için Brüksel'e gideceğimizi öğrendik. Orada da en iyi projeyi açıkladılar. Ödülümüzün bir kısmını çocuklar için yapacağımız muhtelif aktivitelerin giderleri için kullanacağız. Bir kısmı üniversite öğrencilerinin çocuklarla nasıl iletişim kurmaları gerektiğine dair pedagoji eğitimleri için, bir kısmını da projenin saha içi aktivitelerini yönetecek koordinatörümüzün maaşı için kullanacağız.

Proje uygulama aşamasına ne zaman geçecek?

Şu an hala eşleştirme aşamasındayız muhtemelen 1-2 aya projemizi resmen başlatmış olacağız.

Mülteci çocuklar ve Türkiyeli çocuklar ne şekilde belirleniyor? Yanlarında bulunacak yetişkinin görevi nedir?

İlk etapta, belirli bir sosyo-ekonomik seviyenin üzerindeki mülteciler ile proje yapmayı düşünüyoruz, zira Türk öğrenci ile arasında çok büyük uçurum olmaması lazım ve çok temel düzeyde Türkçesinin mevcut olması lazım. Projenin ortaklarının önceki yıllarda yaptığı projelerden ötürü başlangıç olarak öğrenci bulma açısından sıkıntı çekmiyoruz. Türk öğrencilere gelince seçimimizi eğer yapabiliyorsak öğrencilerin ortak noktaları ekseninde yapmak istiyoruz; resim, müzik, spor gibi. Projemize katılacak Türk öğrencinin de katılmak için bir motivasyonu olması gerektiği için onların da gerek dil konusunda, gerek okul dersleri konusunda yardımına dokunacak eşleştirmeler yapacağız. Üniversite öğrencilerine gelince, öğrencilerin ya İngilizcelerinin ya da sınav başarılarının iyi olmasını önceliyoruz. Böylelikle Türkçe konuşulan zamanın dışında öğrencilerin özellikle İngilizce konuşma becerilerini geliştirebilelim. Mentor öğrenciler için de ilk etapta kendi bağlantılarımız ışığında eşleştireceğiz. Eğer üniversite öğrencisi bulma açısından sıkıntı çekersek ilan ve reklam yolu ile bu açığı kapatmayı düşünüyoruz.

Gönüllülük esaslı bu projede sürdürülebilirliği nasıl sağlamayı düşünüyorsunuz?

Project Virtuous Triangle'ın temel prensibi herkesin bir motivasyonunun olması gerektiğidir. Sürdürülebilirliği böyle sağlayacağımızı düşünüyoruz. Bu sebeple üniversite öğrencileri için çeşitli NGO’larda staj ayarlamayı düşünüyoruz. Özellikle insan hakları ve göç konusunda çalışan kurumlar öncelikli hedefimiz olacaklar. Fakat şu an, stratejik ortaklık görüşmelerimiz henüz sonuçlanmadı. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor.

Project Virtuous Triangle ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.virtuoustriangle.com adresi üzerinden ulaşılabilir.

Söyleşi: Gökçe Büyükbayrak /Kurumsal İletişim