Şiddetin doğası Boğaziçi Üniversitesi’nde tartışıldı
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gökhan Oral, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Topluluğu’nun 20 Şubat’ta düzenlediği Adli Psikoloji konulu seminerin konuğu oldu. Gökhan Oral, konuşmasında son aylarda tırmanışa geçen kadına yönelik şiddet eylemlerine değinerek bir toplumda şiddetin pek çok farklı nedenden doğabileceğine dikkat çekti.
Adli psikolojinin örseleyici ve tahrip edici bir alan olduğunun vurgusunu yapan Prof. Dr. Gökhan Oral, bu alana yönelmeyi düşünenlere en az üç kere daha düşünmelerini önerdi. “Bilginizi etik kurallara bağlı kalmak üzere adaletin hizmetine sunarsınız. Hastanın sırrı ve anlattıklarının adalet için kullanımı psikolog ya da psikiyatristte büyük bir çelişki yaratabilir ve rolü ne olursa olsun bu uzmanda kimlik kaybına sebep olabilir’’ diyen Oral, son olarak Özgecan Aslan cinayetiyle gündeme gelen cinsel saldırı suçlarına da değindi.
‘’Şiddet vakalarını vicdanla açıklamaktan kaçınmalıyız’’
“Tecavüz yalnızca hukuki ve sosyolojik olarak değil, psikolojik anlamda da şiddettir. Şiddetin ve nefretin erotize olmuş halidir’’ saptamasını yapan Oral, bu cinayetin medyanın ilgisini çekmesiyle birlikte şiddet pornografisi yapıldığını ve bunun insanlara cinsellikle şiddetin birleşimini benimsetebileceğini belirterek durumun topluma yansımasının çok tehlikeli olabileceğini vurguladı.
‘’Cinsel istismarın en yaygın sonucu olan PTSD (Travma Sonrası Davranış Bozukluğu /Post Traumatic Stress Disorder) yani işin ruhsal boyutu ise sanıldığının aksine çok kolay taklit edilebilen bir şey. Bu durumlar, cinsel saldırı vakalarının araştırılmasını ve çözümünü çok zor hale getiriyor’’ diyen Oral, saldırı ile suçlanan bireylerin psikolojisine de değindi: “Şiddetin birçok farklı nedeni olabilir sadece öfke diyerek geçiştiremeyiz, bazen amaca yönelik bile olabilir(savaş, aileyi saldırgandan koruma durumları gibi). Şiddetin doğasına yönelik farklı kuramlar var, ben kişilerin gelişimlerinin şiddete eğilimle alakalı olduğunu düşündüğüm için psikanalitik kuramı benimsiyorum’’ diye konuştu.
Son olarak, pişmanlık ile vicdan azabının farklı şeyler olduğunu belirterek Oral, “Kişi yıllarca hapis yatacağı için pişmanlık duyabilir ancak vicdan azabı çekmez. Şiddet olaylarını vicdanla açıklamaktan kaçınmalıyız. Vicdan, gelişimi zor ve zahmetli bir süreçten geçmeyi gerektirir. Hepimiz insan yavrusu olarak dünyaya geliyoruz, insan olarak değil” diyerek sözlerini tamamladı.
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Topluluğu
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Topluluğu, Psikoloji Bölümü öğrencileri tarafından 2014 yılında kuruldu. Film okumaları ve uzmanların katıldığı seminerler düzenleyen topluluk uzun vadede etkinliklerini zenginleştirerek daha geniş bir kitleye seslenmeyi amaçlıyor.
Türkiye’deki psikoloji öğrencilerini bir araya getirmeyi, birlikte akademik ve sosyal projeler geliştirmeyi, öğrencileri iletişim halinde tutmayı hedefleyen Boğaziçi Psikoloji Topluluğu, kuruluşunun üzerinden kısa bir zaman geçmesine rağmen TPÖÇG’nun (Türk Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu) temsilciliğini üstlendi.
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Topluluğu’nun kurucuları arasında yer alan ı Psikoloji Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Oya Masaracı ve Psikoloji Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Duygu Yıldız psikoloji alanında bir kulüp eksikliği hissettikleri için yola çıktıklarını belirterek kuülbün kuruluş sürecini “Birçok üniversitede psikoloji kulüpleri var, psikoloji günleri gibi etkinlikler düzenleniyor. Okulumuzda bu tarz bir yapının eksikliğini hissediyorduk ve neden biz kurmuyoruz düşüncesiyle yola koyulduk. Psikoloji alanında kurulmuş ancak devamlılık sağlayamayan yapılardaki öğrencilerle ve bölümümüzle ortak çalışmalar yaptık. Bunların sonucunda, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Topluluğu adıyla topluluğumuzu kurduk, afişlerimizi bastırdık ve okulda her yere astık. 2 kişi başladığımız işe şu an 30’dan fazla katılımcıyla devam ediyoruz’’ diye anlatıyorlar.
Toplulukta hiyerarşik yapının olmadığını, “paylaşımcı liderlik” anlayışıyla herkese çok değerli olduğunu hissettirmeye çalıştıklarını belirten Oya Masaracı, topluluğun Seminer Alt Kurulu, Film Okumaları Alt Kurulu ve daha çok akademik ve alternatif okumaların yapıldığı Okuma Grubu olmak üzere üç alt kurul şeklinde çalıştığını belirtiyor: ‘’Bu üç yapıyı birbirinden ayırmamız hem işimizi kolaylaştırıyor hem de süreci hızlandırıyor. Yapımızda birçok bölümden öğrenci arkadaşlarımız var, herkese açık bir topluluğuz, psikoloji herkes tarafından ilgi gören bir alan, bunu düzenlediğimiz etkinliklerden de anlayabiliyoruz.”
En önemli önceliklerinin topluluğun devamlılığını sağlamak olduğunu belirten Duygu Yıldız, “Dönem boyunca farklı konularda seminerler düzenlemeyi amaçlıyoruz, yaratıcı drama atölyeleri yapmayı planlıyoruz. Aynı şekilde, okuma grubu her hafta devam edecek, iki haftada bir film okuması yapmaya da devam edeceğiz. Diğer üniversitelerin düzenlediği ‘Psikoloji Günleri’ni Boğaziçi Üniversitesi’nde de düzenlemek önemli hedeflerimizden biri. Psikoloji öğrencileri arasında günlük veya haftalık öğrenci değiştirme programlarına katılmayı da amaçlıyoruz. Psikoloji öğrencileri mezun olunca ne yapacakları konusunda kararsız, bu konuda bilinçlenmek için ‘deneyim-aktarım’ toplantıları yapmayı planlıyoruz’’ diyerek kısa ve orta vadede hedeflerini özetliyor.
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Topluluğu’nun etkinliklerini takip etmek için:
https://www.facebook.com/BOUNPsikolojiToplulugu
Haber: Orhun Arda Köksal / Kurumsal İletişim Ofisi
