Türkiye’nin seçimi ne olmalı: ‘Değerli yalnızlık’ mı, AB üyeliği ve çoğulcu değerler mi?
Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu’nun 2010 yılında yeniden faaliyete geçmesinin beşinci yıldönümü nedeniyle Boğaziçi Üniversitesi’nde bir toplantı düzenlendi. Prof. Dr. Kemal Kirişçi’nin ana konuşmacı olduğu toplantıda uluslararası arenada değişen dengeler ve Türkiye’nin konumu değerlendirildi. Toplantıda Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Gülay Barbaraoğlu ve TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes birer konuşma yaptı.
Boğaziçi Üniversitesi –TÜSİAD Dış Politika Forumu’nun 5 Mart tarihinde düzenlediği toplantıda Amerika'nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Washington'daki Brookings Enstitüsü Türkiye Projesi Direktörü Prof. Dr. Kemal Kirişçi ‘’Türkiye’de Tüccar Devletin Yükselişi ve Çöküşü: Bir Çıkış Yolu Var mı?’’ başlıklı bir konuşma yaptı.
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü eski öğretim üyesi Kirişçi, dünya ekonomisinde önemli değişimlerin yaşandığı, farklı ittifakların kurulduğu bu dönemde 2000’lerin başındaki ekonomik gücünü 2010’lardan sonra koruyamayan bir Türkiye portresinden söz etti.
Kirişçi, Türkiye’nin 2008’e dek dış dünya ile ticaretinin gelişmesinde en önemli unsurun Türkiye’nin Gümrük Birliği ve Kuzey Atlantik ittifakı olduğunu belirtti. Başarılı dış ticaretin ardındaki en önemli etkenin ise o dönemde Türkiye’nin izlediği barışçıl dış politika olduğunu belirten Kirişçi, bugün Türkiye’nin değişen dış ticaret dengelerinin, komşularıyla sıfır sorundan ‘’değerli yalnızlık’’ konumuna gelen ve neredeyse sorun yaşamadığı komşusu kalmayan bir dış politikaya geçmiş olmasıyla yakından ilişkisi olduğunu söyledi.
Türkiye siyasetinde Batı’ya karşı bir düşmanlık olduğunu ve bunun içeride siyasi malzeme yapıldığını belirten Kirişçi, Türkiye’nin siyasi açıdan ‘’Batı’yı döven’’ ülkelerle aynı tarafta yer alma tercihinin popülizmden kaynaklandığını söyledi. Kirişçi, ekonomik alanda devleti yöneten ‘ticari kafa’nın ‘siyasi kafa’dan farklılaşabildiğine dikkat çekti.
Bu süreçte Brezilya gibi yükselen ekonomiler üzerine dünyada çizilen pembe tablonun da geride kaldığını söyleyen Kirişçi, Arap Baharı’nın kışa dönmesi, Ukrayna’nın Kırım’ı ilhak etmesi gibi gelişmelerin Türkiye’nin etrafındaki coğrafyayı tam bir kaosa çevirdiğini; bu kaosun etkisiyle Türkiye’nin Irak, Suriye, Rusya, Mısır ve Ukrayna pazarını kaybetmeye başladığına dikkat çekti.
Dünya ekonomisinin artık değiştiğini vurgulayan Kirişçi ‘’Dünyada ticaretin niteliği ile ticareti yönetecek kurallar arasında önemli bir uzaklık oluştu. Türkiye, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı ve AB’nin Ukrayna ve Gürcistan ile imzaladığı ticari anlaşmaların dışında kaldı. Türkiye’nin etrafındaki ticaret alanı daralırken ABD önderliğinde AB, Transpasifik ve Transatlantik ülkeleri yeni bir ticaret alanını oluşturmak üzere müzakere içindeler. Bu müzakerelerin sene sonunda tamamlanması bekleniyor. Bu müzakereler yürürlüğe girdiğinde dünya ticaretinin yönünü değişecek’’ diye konuştu.
Transpasifik ve Transatlantik müzakerelerinin amacının sadece gümrük tarifelerinin indirmeyi değil aynı zamanda ekonomiyi canlandırmayı ve dünya ekonomisindeki tıkanıkları açmayı hedeflediğini belirten Kirişçi bu anlaşmaların Türkiye’yi ilgilendiren çok önemli jeopolitik sonuçları olacağına değindi.
Konuşmasında Türkiye’nin çıkış yollarına dair görüşlerini de aktaran Kirişçi, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nde güncellemesi gereken bölümler olduğunu; Türkiye ekonomisinin AB ekonomisine entegre olmasının bir çözüm olabileceğini ekledi.
Temel öncelik AB üyeliği ve demokratik çoğulcu değerler
Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hakan Yılmaz’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya ayrıca Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Gülay Barbarosoğlu ve TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes katıldı. Yılmaz, Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu’nun 2010 yılında yeniden faaliyete geçmesinin beşinci yıl dönümünü nedeniyle düzenlenen toplantıda bu tür işbirliklerinin hayata geçirilip sürdürülebilmesinin hiç kolay olmadığını ifade ederken; Rektör Barbarosoğlu Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu’nun değişimi yönetmek çerçevesinde oynayabileceği role değindi.
TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes ise konuşmasında Boğaziçi Üniversitesi’ne pek çok defa seçkin öğrencilerle tanışmak ve onları iş dünyasına kazandırmak amacıyla gelmiş olduğunu ancak ilk defa TÜSİAD Başkanı olarak geldiğini vurguladı. Symes, 2008 dünya ekonomik krizi, Arap Baharı, Ukrayna’da yaşanan kriz gibi dünyayı sarsan olaylara değinerek bu gelişmelerin Türkiye’ye dönük etkilerinden söz etti. Symes, Türkiye’nin temel önceliğinin AB üyeliği ve demokratik çoğulcu değerler olması gerektiğini ifade etti. Symes, ‘’Bu öncelik bir dış politika tercihine indirgenemeyecek kadar tarihsel önemde bir tercih. Bundan vazgeçmiş bir Türkiye bölgesinde etkin bir konumda olamaz ve artık geride kalması gereken pek çok sorunla yeniden karşı karşıya kalabilir’’ diye konuştu.
Haber: Kurumsal İletişim Ofisi
