“Ailelerin %95’i Varlıklarını Üçüncü Jenerasyon İtibarı ile Kaybediyorlar”

Boğaziçi Üniversitesi’nde Ekonomi okuduktan sonra kariyerine yatırım danışmanlığı yaparak devam eden Deniz Mısır, kısa sürede başarılı olan V22 Danışmanlık şirketini kurdu. V22 ile birlikte uluslararası platformda çalışmalarını sürdüren Mısır, yatırım danışmanlığında güven unsurunun olmazsa olmaz olduğunu vurguladı. Varlıklı ailelerin servetlerini yönetme konusunda farklı stratejilerin peşinde olduğunu da belirten Mısır ile işinin inceliklerini konuştuk.

“Ailelerin %95'i Varlıklarını Üçüncü Jenerasyon İtibarı ile Kaybediyorlar”

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Boğaziçi Üniversitesi 1999 Ekonomi, 2004 Executive MBA mezunuyum. Profesyonel kariyerime 1999 yılında İnovasyon Norveç İstanbul Ofisi’nde Pazar Danışmanlığı görevi ile başladım. 2001’den itibaren Hollanda Başkonsolosluğu’nda Ticaret ve Ekonomi Müşaviri olarak görev aldım. 2009’da Hollanda Dış Yatırım Ajansı Türkiye Direktörü olarak atandım. Üç yıl içinde önemli sayıda Türk grubu ve şirketinin Hollanda’daki yatırımlarına ekiplerimizle destek verdik. 2012’de ajanstan ayrıldım ve 2013’den bu yana da V22 Uluslararası Danışmanlık A. Ş.’ni kurup büyüttüm.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarınızı nasıl hatırlıyorsunuz? Boğaziçi’nde unutamadıklarınızın listesini yapmanız istense ilk 3’e neleri koyardınız?

Doğasının güzelliğini; sosyal, entelektüel, bilimsel zenginliğini ve zorluklarla mücadelede kazandırdığı disiplini ilk üçe koyardım. Öğrencilik yıllarımda, AIESEC, AEGEE ve benzeri öğrenci kuruluşları aracılığı ile yurtdışında da önemli tecrübeler kazandım. Dünyaya açılma ve uluslararası bilgi ve tecrübe ile beslenme alışkanlığını Boğaziçi’nde kazandığıma inanıyorum.

V22’yi kurmaya nasıl karar verdiniz? Türkiye veya yurtdışında örnek aldığınız bir model oldu mu?

Ben görev aldığım tüm kurumlarda da “intra-preneur” olarak çalıştım. O bakımdan, bir sonraki adım olarak girişimciliği deneyimlemek kariyerimin ve katkılarımın gelişiminde bir vazgeçilmezdi benim için.

Yurtdışındaki ve Türkiye’deki tüm modelleri inceledim. Bizim alanımızdaki modeller arasında yatırım bankacılığı, yatırım yönetimi, çoklu aile ofisi, tekli aile ofisi, sermaye bulma ve fon yönetimi modelleri içinde V22’ye en çok uyan modelin güvenilir danışmanlık modeli olduğunu tespit ettim. 2013’den 2014’e farklı modelleri deneyimlediğimizi 2014’den bu yana ise güvenilir danışmanlık modelinde taahhütle ilerlediğimizi ifade etmeliyim. Güvenilir danışmanlık hizmetlerini varlıklı birey ve ailelere sunuyoruz. Değer teklifimiz ise Aile Yönetişimi ve Eğitimi, Varlık ve Aile Relokasyon Danışmanlığı, Varlık Koruma Danışmanlığı, Varlık Yönetim Danışmanlığı ve Yatırım Fırsatları’ndan oluşuyor

V22’yi nasıl tanımlıyorsunuz? Aile şirketleri için danışmanlık veren bir şirket mi? Servet yönetimi alanında hizmet veren bir oluşum mu?

V22, varlıklı aile ve bireylere “one-stop-shop” diye ifade edebileceğimiz yetkinlik ve yelpazede, onların ihtiyaçlarına yönelik özel servis sunan bir danışmanlık firmasıdır. Aile şirketlerine sahip olsunlar olmasınlar, varlıklı aile ve bireylerin, “aile, varlık ve miraslarını” ilgilendiren hususlarda “aile uzmanları/family officer” ları olarak, onların ve varlıklarının nesiller boyunca devamına yönelik teknik, pratik ve hassas hususlarda servis sunuyoruz. Birebir varlık yönetmediğimizi, danışmanlık noktasında destek verdiğimizi belirtmek isterim. Uluslararası aile ofisi alanında uzmanız (özellikle Amerika, İngiltere ve İsviçre). Bu anlamda alanımızdaki uluslararası etkinliklerde de konuşmalarımla katkıda bulunuyorum.

Müşterileriniz arasında kimler olduğunu merak etmekle birlikte muhtemelen isim vermenin etik olmayacağını sanıyoruz. Müşterilerinizin sizden temel beklentileri ve talepleri ne yönde? En çok hangi alanlarda hizmet almak istiyorlar? Bu çerçevede müşteri profilinizi nasıl tanımlarsınız?

Güvenilir danışmanlık ibaresindeki “güven” şu prensiplerin devamlı tatbiki ile kazanılıyor: Müşterilerimizin bilgilerinin gizliliği prensibi, onların orta ve uzun dönemli çıkarlarını öncelik gözeterek çalışma prensibi, müşterilerimize ürün satışı yerine ihtiyaçlarına yönelik çözüm anlayışı, uzmanların uzmanı olmamız itibarı ile hayatlarını kolaylaştırma ve hayat kalitelerine katkı prensibi. Nitekim güvenilir danışmanların en önemli varlığı alanlarındaki kredibiliteleridir.

Değer teklifimiz alanımızdaki uluslararası servislerin, Türkiye’de bize ulaşan talepler ve bizim de gözlemlemekte olduğumuz ihtiyaçlarla harmanlanarak özelleştirilmesi ile oluştu. Örneğin; aile ve varlık relokasyon danışmanlığı, varlık koruma danışmanlığı, yatırım fırsatı ve yönetimi danışmanlığı bu şekilde oluştu. Aile yönetişimi (aile anayasası ve yapıları gibi) için servis talebinin de arttığını gözlemlemekteyim.

Günümüzde servet yönetimi, fiziksel/maddi bir serveti yönetmek dışında sizce ne anlama geliyor?

Öncelikle aile ofisi çözümünün geleneksel servet yönetimi çözümünden önemli farklar taşıdığını belirtmeliyim. Zira aile ofisi alanının büyümesi 2008’deki küresel finansal kriziyle birlikte ailelerin bir nevi finans dünyası ile servet ve varlık yöneticilerine güveninin kırılması ile güçlendi. Aileler özel varlıklarını, kimi durumlarda aile işlerini de dahil ederek, bir yapı üzerinden nesiller boyu devam hedefi ile yönetmeyi öncelik olarak belirlediler. Varlıklarını sadece finansal başlığı ile yönetmenin ailelerinin ve varlıklarının devamı için yeterli olmadığını tecrübe ettiklerini aktarıyorlar.

Bu anlamda ben alanımızdaki bütünsel varlık tanımına katılıyorum. Ph. D. Dennis T. Jaffe’ nin tabiri ile bu tanımın altı alt başlığı var: Spiritüel (misyon, değerler, ortak amaç, paylaşılan anlam), finansal (finansal ihtiyaçları karşılayacak ve yatırıma devam edecek kaynakların devamı), beşeri (nesillerin varlığı korumak ve yönetmek için ihtiyaç duyacakları karakter ve becerilerle donatılması, anlamlı işlerini bulmaları), aile (birlikte kalma becerisi, birlikte çalışma yetisi, pozitif, verimli ve özenli ilişki kurma yetisi), yapısal (varlığı yönetmek için gereken yapıların kurulması), sosyal (aile bireylerinin topluma da hizmet etmeleri, kaynaklarını dünyanın iyiliği için kullanmaları). Varlığın finansal varlık ötesinde yukarıdaki başlıkları ile bütünsel olarak değerlendirilmesinin daha müreffeh ve mutlu bir dünya için de aradığımız cevap olduğuna inanıyorum.

Yurtdışındaki çalışma tecrübenizle birlikte düşündüğümüzde dünyadaki köklü ve servet sahibi ailelere dair ne gibi gözlemleriniz oldu? Yönetim ve danışmanlık anlamında tercihleri ne yönde ilerliyor? Birkaç örnek vermeniz mümkün mü?

Yurtdışında üzerinde konuştuğumuz ve gözlemlediğimiz husus, ailelerin geçmişten farklı olarak ailelerini ilgilendiren hassas konuları da gündemlerine alıp çalışıyor olmaları. Ailelerin %95’i varlıklarını (ve aile şirketlerini) üçüncü jenerasyon itibarı ile kaybediyorlar. Bu kaybın temel sebebi, aile içinde herkesin gördüğü ama konuşmaktan kaçındığı terminolojide “beyaz fil” olarak adlandırdığımız hassas hususların göz ardı edildiği gerçeği. Hassas hususların zamanlı çözümündeki önemli bir araç ise varlığın birey/aile için tanımının yapılması ve hangi amaca (purpose) hizmet ettiğinin ortaya çıkarılması. Aile uzmanlarının ortaklaşa altını çizdiği husus da aileyi ortak birlik ve dirlikte tutacak anlayışın içselleştirilmesinin en az teknik yapıların kurulması ve yönetilmesi kadar önemli olduğu ve mümkünse bu anlayışa öncelik verilmesi gerektiği yönünde. Örneğin, aileler bu amaçla aile anayasasının bir üst modelini yani aile varlık anayasalarını oluşturmaya başlamışlar Benim bir diğer gözlemim ise köklü ve servet sahibi ailelerin kurdukları aile ofisleri üzerinden güvendikleri diğer ailelerle birlikte ortak yatırımları, iş ve fikir paylaşımlarını tercih ettikleri yönünde. Tecrübelerimden yola çıkarak ailelerin “iş yönetiminden” “yatırım yöneticiliği”ne geçiş yaptıklarını ve varlıklarını bütünsel olarak görüp yönetilebilir hale getirmeyi tercih ettiklerini söyleyebilirim. Bu anlamda kolayca paraya çevrilebilen ve çevrilemeyen, geleneksel ve alternatif yatırımlar, direk veya fonlar üzerinden yatırımlarına birlikte baktıklarını, stratejilerine ve yatırım iştahlarına en uygun yönetici ve fırsatları kendi öncelikleri doğrultusunda değerlendirdiklerini gözlemliyorum.

Web sitenizde tarif ettiğiniz üzere V22 değişime inanıyor ve siz bu değişimi “sevgi” üzerine kuruyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

V22’nin http:www.v22alue.com’daki hikâyesini ve etimolojisini okuduğunuzda V’nin İngilizce’deki tabiri ile “value” yani “değer” i temsil ettiğini, 22’ninse numerolojideki anlamı ile “vizyoner, baş mimar, planlayan, organize eden, disiplinli, dürüst, rekabetçi, büyük çalışmalar yapan, rüyaları gerçeklere dönüştüren” anlamına geldiğini görüyorsunuz.

Benim için V’nin ve 22’nin kodlamasını ve değer teklifini gerçekleştirmesinin ardında yatan güç sevgidir. Finans, varlık, yatırım alanları sevginin içselleştirilemeyeceği yerlermiş gibi algılanıyor ve bu gizli ortak kabullenişle şekilleniyor. Oysa ben dönüşüm zamanının geldiğine inanıyorum. Alanımıza katacağım net farklılığın tam da bu olduğuna inanıyorum.

Son zamanlarda dünya kamuoyunu çok fazla meşgul eden Panama Belgeleri skandalı patlak verdi. Siyasetçisinden sanatçısına dünyaca ünlü birçok ismin karıştığı bu skandal hakkında servet yönetimi üzerinden sizin yorumunuz ne olur? Bu olay hakkında ne düşünüyorsunuz?

Küresel vergi şeffaflığına yönelik Avrupa Birliği, OECD ve G20 ülkelerince kabul edilen “otomatik bilgi değişimi” kurallarının 2017’den en geç 2025’e kadar kademeli olarak nerdeyse tüm dünyada (şu an için tek taraflı istisna ülke Amerika ve otomatik değil, isteğe bağlı) uygulanmaya konacağının bir ön göstergesi olduğunu düşünüyorum. Skandalın ne yazık ki kurunun yanında yaşın da yanmasına sebep olduğunu gözlemliyorum.

Söyleşi: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi