Geliştirdikleri yeni yazılımla Boğaziçi’nden Şili’ye uzandılar

Boğaziçi Üniversitesi mezunları tarafından kurulan Neurolize şirketi, Nöro Pazarlama alanında yepyeni, yerli bir yazılım geliştirdi. 2012 yılında Boğaziçi Üniversitesi yenilikçi ve girişimci yarışması olan İşte BU Yarışması’nı kazanan, daha sonra da TÜBİTAK destekli yazılımlarını Şili’de test eden genç girişimcilerin şimdiki hedefi farklı Nöro Pazarlama tekniklerini tek bir çatı altında toplayan bu yazılımı dünya pazarlarına da tanıtmak.

Geliştirdikleri yeni yazılımla Boğaziçi'nden Şili'ye uzandılar

Neurolize’ın kurucularından Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü 2012 mezunu Okan Özbek ile projelerini ve hedeflerini konuştuk.

Bize biraz kendinizden ve ekibinizden bahsedebilir misin?

2012 Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldum. Yine bir Boğaziçili olan ve Boğaziçi Sultans Amerikan futbol takımında yıllarca birlikte oynadığım, girişimci ortağım Çağlar Kılınç tarafından girişimcilikle tanıştırıldım. Nöro Pazarlama ikimizin de ilgisini çekmeyi başardı ancak yapmak istediğimiz iş için teknik olarak yeterli değildik. Boğaziçi’nde bilişsel bilimler üzerine Master yaptığı yıllarda basket oynarken tanıştığımız, diğer ortağım Dr. Tuna Çakar sayesinde Nöro Pazarlama yapmayı kolaylaştıran bir yazılım üzerine çalışmaya başladık. Şu an 8 kişilik bir ekiple bu çalışmayı önemli bir aşamaya getirmiş bulunuyoruz.

Bu projeyi hayata geçirme fikri ilk olarak ne zaman ortaya çıktı?

Nöro Pazarlama ile değişim öğrencisi olarak ABD’ye gittiğim 2011’de, aldığım Pazar Araştırması dersi sayesinde tanıştım. Duyar duymaz beni çok etkiledi ancak o zaman daha ABD’de bile çok detaylı anlatılan bir konu değildi. Ancak Türkiye’ye dönünce merakım nedeniyle bilgi edinmeye devam ettim. Daha sonra teknolojik fikirleri olan girişimciler için sağlanan desteklerden haberdar olduk ve 2012 sonlarında fikrimizi projelendirdik. Sonrasında gelen desteklerle birlikte Mart 2013’de Neurolize’ı kurduk.

Nöro Pazarlama nedir?

Tanım olarak fizyolojik tepkileri gözlemleyerek yapılan pazar araştırma metodu diyebiliriz. Aslında temel prensipleri yalan makinasına benzerdir. Yalan söylemek, kişilerde heyecan yaratır ve bu duygusal süreç kalp ritminde hızlanma olarak kendini gösterir. Dolayısıyla kalp atış hızını takip eden bir uzman bu ritimdeki bir hızlanmaya dayanarak kişinin heyecanlandığını ve dolaysıyla yalan söylediğini fark edebilir.

Benzer prensiplere dayansa da Nöro Pazarlamada amaç daha farklıdır. Beynimizi kendini sürekli optimize eden harika bir bilgisayar gibi düşünebiliriz. Bu bilgisayar aynı zamanda enerji harcama konusunda oldukça tasarrufludur. Bu nedenle sürekli karşılaştığı kararları otomatik hale getirir ve bir süre sonra artık bu kararı tekrar gözden geçirmez. Bu olgu genel olarak duyarsızlaşma olarak tanımlanır. Bir kararı rutin olarak ne kadar tekrarlarsak, beynimiz etkene o kadar duyarsızlaşır. Hangi tür reklamların dikkatinizi çektiği, nasıl kokuları tercih ettiğiniz, hangi süt markasını satın aldığınız gibi kararlar bu duruma örnek verilebilir.

Nöro Pazarlama beynin elektrik aktivasyonundaki değişimler, göz bebeği ya da mimik hareketleri gibi veriler üzerinden etkenlere (stimuli) karşı vücudumuzun ürettiği tepkileri toplar ve çoğu zaman karar vericinin dahi farkında olmadan kararını etkileyen; parametreleri belirler.

Projenin gelişme aşaması nasıl oldu? Nerelerden destek aldınız?

İlk desteğimiz 2012 sonunda Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin düzenlediği öğrenci proje yarışması İşte BU’dan geldi. Destek aldıktan sonra kendimize güvenimiz de projeye inancımızda ciddi olarak arttı ve 2013 yılında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknogirişim Sermayesi desteğini kazandık.

Bu aşamada firmalar için Nöro Pazarlama çalışması yapan bir araştırma şirketi olmayı hedefliyorduk ve daha etkin Nöro Pazarlamalarını daha kısa sürede yapmamıza yardımcı olacak bir yazılım üzerinde çalışmaya başladık. Yaklaşık bir yıl kadar süren bu aşamayı prototip aşaması sayabiliriz.

Çalışma tamamlandıktan sonra birçok büyük firma için çalışmalarda bulunduk ve edindiğimiz tecrübe sayesinde yazılımı da geliştirmeye devam ettik. Ülkemizin önemli pazar araştırma firmalarından biriyle çalışırken yazılımı dışarı açma fikrinin bize hem rekabet anlamında hem de hedef pazarımızı büyüterek yurtdışına açılmak açısından daha fazla avantaj sağladığına kanaat getirdik ve geliştirme çalışmalarımızı Nöro Pazarlama araştırması yapmayı kolaylaştırmak üzerine kurguladık.

Bu amaçla hem yurtdışı tecrübesi kazanmak hem de sistemimizi yabancı katılımcılar üzerinde test edebilmek için dünya çapında bir kuluçka merkezi olan Start-up Chile’ye başvurduk ve kabul edildik. Burada, 15 farklı milletten katılımcılar üzerinde 4 farklı alanda 200’ün üzerinde çalışma yaptık ve veri topladık.

Bu süreçte ülkemizdeki çalışmalarımız da devam etti ve özellikle bulut veri işleme (cloud processing) teknolojisinden faydalanarak veri işleme hızı konusunda dikkat çekmeyi başardık. Ayrıca projemizin bu aşaması Haziran 2015 itibariyle Tübitak tarafından da desteklenmeye başladı.

Boğaziçi Üniversitesi’nde olmanın nasıl bir avantajı oldu?

Boğaziçi’li olmanın birçok avantajı oldu tabi ki ancak bunların 2 tanesinin özellikle önemli olduğunu düşünüyorum. Öncelikle nitelikli insan gücüne çok yakında bulunmak etkili ve güçlü bir takım kurmak adına büyük bir avantaj sağladı. Ekibimizin hem kurucuları hem de sonraki süreçlerde emek veren ve yardımcı olan birçok arkadaşımızla Boğaziçi ortak paydası üzerinden tanıştık. Özellikle girişiminizin ilk yıllarında bu etki çok büyük hissediliyor ve kesinlikle fark yaratıyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nin ve yarattığı kültürün diğer bir avantajı ise boyunuzdan büyük işlere kalkabilecek cesareti size vermesidir bence. Nöro Pazarlamayla ilk tanıştığım andan itibaren beni etkiledi ancak ülkemizde böyle bir işe kalkışmaya karar verdiğimizde birçok kişi bunu başarabileceğimize inanmıyordu. Bu anlamda hem üniversiteden hem de diğer Boğaziçililerden gördüğümüz destek bizim için itici güç oldu ve böylece gerçekten denemeye karar verdik ve bu anlamda önemli bir yol kat ettik.

Neurolizer nedir? Yazılımınız tam olarak neyi hedefliyor?

Nöro Pazarlama için kullanılan birçok sistem var. Bu sistemleri kullanmak basit olsa da çıkan verileri işlemek ve anlamlandırmak çok ciddi bir bilgi birikimi gerektiriyor. Dahası her bir katılımcı için milyonlarca veriyi işlemek ciddi bir zaman gerektiriyordu.

Ayrıca farklı Nöro Pazarlama teknikleri aynı anda kullanıldığında Nöro Pazarlama sonuçları daha güvenilir ve daha fazla bilgi verici oluyordu. Örneğin; sadece EEG (beyindeki elektrik hareketini takip eden tıbbi cihaz) kullanarak kişilerin bir reklam filminin hangi sahnesinden etkilendikleri tespit edilebiliyor ancak EEG’nin yanında birde göz-izleme sistemi de eklersek bu sahnedeki hangi elementin etkiye neden olduğunu belirleyebiliriz.

Neurolize işte tüm avantajları tek bir yazılım altında toplamayı hedefliyor. Ekibimizde Dr. Tuna Çakar liderliğindeki bilişsel bilimler uzmanları analiz algoritmalarını geliştirerek en güncel akademik bilgiler ışında verileri anlamlandırırken, bulut veri işleme teknolojisiyle bu analizleri çok yüksek hızlarda Microsoft serverları üzerinde gerçekleştiriyoruz. Ayrıca 3 farklı Nöro Pazarlama tekniğini birlikte kullanma imkanı sunarak müşterilerimizin en doğru bilgiyi elde etmelerine olanak sağlıyoruz.

Haziran ayı itibariyle tamamlamayı hedeflediğimiz deney hazırlama modülü sayesinde daha önce bu alanda hiçbir tecrübesi olmayan firmaları dahi 2 haftalık bir eğitim sonucunda Nöro Pazarlama araştırması yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz.

Dolayısıyla, Neurolize ile daha kolay, daha hızlı ve daha iyi bir şekilde nöro pazalama yapılabilmesini hedefliyoruz.

Türkiye’de ya da dünyada sizin sisteminizi uygulayan başka şirketler bulunuyor mu?

Ülkemizde Nöro Pazarlama araştırması yapan farklı firmalar var. Ancak bu firmalar daha önce bahsettiğimiz teknik zorluklar sebebiyle belli cihaz teknik ve araştırma alanlarına hapsolmuş durumda. Ancak akademik olarak ülkemizde ciddiye alınacak çalışmalar yapılıyor. Biz de bu gelişmeleri sürekli takip ediyoruz.

Dünyada da bu alanda yapılan önemli çalışmalar mevcut. Büyük Nöro Pazarlama şirketlerinin kendi kullanımları için geliştirdiği yazılımlar olduğunu biliyoruz. Ancak bunların hiç biri diğer firmalara sunulmuyor.

Bu nedenle tam anlamıyla rakip olarak kabul edebileceğimiz tek bir firma var diyebiliriz.

Kurumsal olarak şuanda ne aşamadasınız? Bundan sonra neler yapmayı planlıyorsunuz?

2016 Haziran itibariyle yazılımdaki son geliştirmeleri tamamlamayı ve öncelikle ülkemizdeki pazar araştırma firmalarına servis sağlamayı hedefliyoruz. Buradaki müşterilerimizden aldığımız geri bildirimlere göre en iyileştirme çalışmalarına müteakip yurtdışı pazarlarda büyümek ise asıl hedefimiz.

Daha sonraki aşamalarda nöro teknolojilerde edindiğimiz know-how’u pazar araştırması dışındaki alanlarda da uygulamaya yönelik çalışmalar yürütmeyi planlıyoruz.

Üniversitede okurken bir iş fikrini hayata geçirmenin artıları eksileri nelerdir? Bunu insanlara önerir misiniz? Yoksa okulda daha fazla zaman geçirmeleri daha mı iyi olur?

Öğrencilikte bir şirket kurmak zor iş ama Boğaziçi’nde herkes çok anlayışlı davrandı. Tabi ki derslere ayırmanız gereken zaman azalmıyor ve hem işinize hem de okula vakit ayırmak belli fedakârlıklar yapmanızı gerektiriyor.

Ancak özellikle erken dönemde üniversitede olmanın çok büyük avantajlar sağladığını düşünüyorum. Üniversitenizdeki akademisyenlerin çok ciddi bir bilgi ve tecrübe kaynağını olduğunu hatırlayarak daha sonra danışmanlık almanız gerekecek konularda mentorlar edinebilirsiniz. Üniversitenizin sanayi ile ilişkilerini kullanabilir ve bu şekilde büyük firmalarla görüşmeler sağlayabilirsiniz.

Dahası artık birçok üniversite girişimcilerine destek sağlıyor. Gerek maddi gerekse sizi daha iyi bir girişimci yapmaya yönelik bu desteklerin faydası yadsınamaz. Bu nedenle eğer fikrinize güveniyorsanız ve iyi bir ekip kurabilirseniz, biraz fedakârlık yaparak öğrenciyken girişimci olmanın ciddi faydasını görürsünüz diye düşünüyorum.

Söyleşi: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi