Hayatta da roller iç içe geçmiş durumdayken, modada neden olmasın?
Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 2006 yılında mezun olduktan sonra kendi tasarım markasını hayata geçiren Duygu Şahin, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) aylık yayını Boğaziçi Dergisi ile koleksiyonları, kadın modası ve kadın modası ile erkek modasının nasıl dönüştüğü üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.
Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
2006 yüksek onurlu bir Boğaziçi İşletme mezunuyum. Hillside ve Vogue Türkiye dergilerinde olmak üzere altı sene kadar kurumsal hayatta çalıştım. Bu sırada başladığım tasarım hayatıma Central Saint Martins'de aldığım eğitimleri ekleyerek 2011 yılında markam Duygu Şahin'i kurdum. O günden beri kendi desenlerimi yapıyorum ve onları tasarımlarım aracılığıyla hayata geçiriyorum.
Son koleksiyonunuz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Başından beri doğayla iç içe koleksiyonlar hazırlıyorum. Sanırım çalışmadığım hayvan kalmadı gibi. Son koleksiyonum bir kapsül koleksiyon. Doğanın gerçek efendilerini desenlerde birbirlerine, ağaçlara ve gökyüzüne bağladım. İsmini de “bağ” koydum. Gömlek elbiseler, gömlekler ve ilkbahar/yazı tamamlayacak farklı tasarımlardan oluşuyor.
Günümüz kadın modasını nasıl yorumluyorsunuz? Sizce günümüzde bir kadın için şıklık ne ifade ediyor?
Günümüz kadın modası tek bir akım ya da dönemden etkilenmiyor. Zaten 2016 yılında artık insanlara bakın bu moda, hepimiz bunu giyiyoruz demek pek mümkün değil. Kişiler kendi kimliklerini de işin içine katarak trendleri yorumluyor. Fakat önemli değişimlerden biri rahatlığın modadaki yeri. Dünyanın en büyük moda evleri dahi spor giysi ya da ayakkabıları koleksiyonlarına eklemiş durumda.
Şıklık yorumum ise günümüzdense genel geçer olacak. Bana göre şık bir kadın; bedenine ve bulunduğu yere uygun giyinen, iyi kumaş kullanılarak, iyi dikilmiş kıyafetleri tercih eden kadındır.
Siz tasarımlarınızı yaparken nereden ilham alıyorsunuz?
Açıkçası hayal gücümden. Her şey zihnimde oluşuyor. Ağırlıklı olarak doğadan çıkan tasarımlar yaptığım doğru; fakat bu değişebilir. Ben kendi hikâyemi kafamda yazıp, imajları oluşturuyorum.
Günümüzde kadın-erkek giyimi arasındaki ayrımların sınırlarının belirsizleştiği tasarımlar görüyoruz. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz? “Cinsiyetsiz” bir moda sizce mümkün mü?
Evet, erkeklerle birbirlerimizin alanlarına geçişler yapıyoruz modada. Moda zaten bir nevi hayatın bir yansıması, bir ifade biçimi. Hayatta da roller iç içe geçmiş durumdayken, modada neden olmasın?
Moda denilince akla ilk gelen kadın modası oluyor. Erkeklerin modayla ilişkisinde eskiye göre değişiklik olduğunu düşünüyor musunuz?
Tabii, modayla ve stilleriyle ilgilenen erkeklerin sayısında artış var. Farklı gömlek kesimleri, pantolon kalıpları ve paça boylarını deneyimliyorlar. Renkler ve aksesuarlar konusunda da daha cesurlar.
Söyleşi: Şenay Çınar
