HUM By Night eleştirel düzlemde erkekliği tartışmak için buluştu

Boğaziçi Üniversitesi’nin karakteristik derslerinden olan “Humanities” dersinin öğrencilerin, mezunların ve ilgi duyan herkesin katılımıyla gerçekleşen bir etkinliğe dönüştürüldüğü “Humanities By Night” (HUM By Night) serisinin üçüncü buluşmasında “erkek(lik)” konuşuldu. 14 Aralık 2018 Cuma günü Albert Long Hall’da gerçekleşen buluşmanın moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Olcay Akyıldız yürütürken Deniz Türkali, Washington Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Sırrı Kuru ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bilgin Saydam konuşmacı olarak katıldılar.

HUM By Night eleştirel düzlemde erkekliği tartışmak için buluştu

Boğaziçi Üniversitesi’nde her bölümden öğrencinin alabildiği Humanities dersleri insan uygarlıklarının kültürel ve entelektüel tarihini konu alıyor. Humanities derslerine fon yaratmak amacıyla gerçekleştirilmeye başlanan HUM By Night konuşmalar serisi daha önce “evlilik” ve “dedikodu” temalarıyla düzenlenmişti. Serinin 3. buluşması ise 14 Aralık 2018 Cuma günü “erkek(lik)”konuşmak üzere Albert Long Hall’da gerçekleşti.

Gecenin açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Humanities Dersleri Koordinatörü Dr. Leyla Kayhan Elbirlik, 1957 yılından beri verilmekte olan Humanities derslerinin 2015 yılında kurulan Humanities Dersleri Koordinatörlüğü’ne bağlanarak her dönem 600’e yakın öğrenciye ulaştığını belirtti. Humanities derslerinin eleştirel düşünme, farklılıkları kabul etme ve etik değerleri hatırlamadaki rolünden bahseden Dr. Leyla Kayhan Elbirlik, dersin en önemli katkısının ortak kültürel ve entelektüel bir dil yaratmak olduğunu dile getirdi. Elbirlik, HUM By Night konuşmalar serisinin nasıl ortaya çıktığını ise şöyle aktardı: “2 sene önce dersleri devam ettirmeye yönelik mali sıkıntılar yaşarken ‘Boğaziçi Üniversitesi için Mezunlar Girişimi’nden arkadaşlarla tanıştım. Boğaziçi için Humanities derslerinin olmazsa olmaz bir şey olduğunu söyleyerek yardım etmek istediler ve beraber HUM By Night etkinliğine başladık.” 3.defa düzenlenen konuşmalar serisiyle her seferinde artarak güçlendiklerini gözlemlediğini paylaşan Elbirlik, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.

“Yapay zekâ ile insan zekâsı yarışacaksa ancak Humanities ile yarışabilir”

Mezunlar adına konuşma yapan İzmir Amerikan Koleji Müdürü Didem Erpulat, uygarlık tarihi aşkını aşılayan Humanities derslerini bütün yaşamına aktarmaya çalıştığını belirtti. Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’ne nasıl girdiğini ve üniversite yıllarında yaşadıklarını katılımcılarla paylaşan Erpulat, mezun olduktan sonra öğretmenlik yapmaya başladığı İzmir Amerikan Koleji’nde Humanities derslerinden yararlanarak verdiği tarih derslerinin öğrencileri tarafından nasıl karşılandığını aktardı: “Bir dersin başarısı öğrencilerin hayata atıldıklarında o dersten ne derece faydalandıklarıyla ilgili. Bu konuda çok şanslıyım çünkü dönütler beni çok mutlu ediyor ve aynı heyecanla ders vermeye devam ediyorum.” Günümüzde insanlık tarihini bilmeye ve olaylar arasında bağ kurmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu vurgulayan Didem Erpulat, “Yapay zekâ ve insan zekâsının yarışması ancak Humanities dersleri gibi derslerin aktardıklarıyla mümkün olur” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Öğrenciler adına konuşma yapan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Mert Gökduman ise Humanities dersinin neden en sevdiği ders olduğunu anlattı: “Her Humanities dersinin başında sorduğumuz sorular kendi düşünce hayatımın değişmesini de sağladı. Düşünmeyi yeni öğrenmeye başlamış bir çocuk gibi hissediyorum.” Gökduman hala güncelliğini koruyan sorunlar üzerine konuşmayı cesaretlendiren akademisyenlerle tartışma olanağı bulmanın çok değerli olduğunu da sözlerine ekledi.

“Erkekliği ne övmeye de ne de gömmeye geldik”

Açılış konuşmalarının ardından Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Olcay Akyıldız’ın moderatörlüğünde “erkeklik” teması tartışılmaya başlandı. “Erkekliği ne övmeye ne de gömmeye geldik” sözleriyle eleştirel bir düzlemde tartışma yürütmeyi amaçladıklarını belirten Akyıldız, erkekliğe dair meselelerin konuşulmasının toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamada önemli olduğunu vurguladı. Olcay Akyıldız sözlerini “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği konuşulurken sadece mağdurun değil failin kim olduğuna bakmak da önemli ve geleneksel normların yarattığı imtiyazlar sadece kadınlar üzerinde değil “makbul olmayan” erkekler üzerinde de ezici bir mekanizma oluşturuyor.” ifadeleriyle tamamladı.

Olcay Akyıldız’ın konukları tanıtmasının ardından başlayan söyleşide İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bilgin Saydam erkeklik mitinin kökeninin nereden geldiği üzerine bilgi verdi. Ortak kültürel anlatıları psikodinamik kuramlarla çözümlemeye dayanan psikomitoloji üzerine çalışmalar yürüten Saydam, bireysel öykülerin yorumlanmasında da mitolojiden yararlanılabileceğini belirtti. Saydam erkeklik mitinin ortaya çıkışının psikomitolojik kökenlerini ise şöyle açıkladı: “Maddenin, doğanın şiddetinden kurtulmanın tek yolu maddeden ayrı bir kurgu oluşturabilmek. Hastalıkların, ölümlerin olmadığı bir yerde kendini var etme kurgusunun içinde ‘erk’ aranmalı.”

“Kullandığımız dil bir erkek dili”

Erkekliğe dair beklentilerin tarih içinde edebi metinlerde nasıl değiştiği ise Washington Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Sırrı Kuru tarafından anlatıldı. Geçmişteki metinlerin belirli bir güç konumunda yazıldığını belirten Kuru, yüksek kültür metinlerinde kadın karakterlerin edilgen olarak var olduğunu belirtti. 16. yüzyıl ortası itibariyle kadın – erkek ilişkisini anlatan metinlerin azaldığını ifade eden Selim Sırrı Kuru, “Döngüsel bir değişimden çok farklı erkek performanslarının görüldüğü metinler var. Farklı dönemlerde hep bir değişim saptaması görüyoruz” sözleriyle erkekliğin çoğulcu bir noktadan tartışılması gerektiğini vurguladı.

Oyuncu Deniz Türkali ise sözlerine “Ben erkekleri değil ama ‘erkekliği’ gömmeye geldim” diye başladı. Deneyim odaklı bir konumdan gözlemlediği erkeklik hallerini paylaştı: “Çocukluğumdan beri karşılaştığım erkekleri düşündüğümde farklı ideolojilerden olsalar bile erkeklikte ortaklaştıklarını gördüm.” Toplum içi eşitsizlikleri ekonomik odaklı açıklamanın yetersiz olacağını ifade eden Türkali, eşit ilişkiler için erkeklik iktidarının da masaya yatırılması gerektiğinin altını çizdi. Türkali aynı zamanda erkekliğin inşasında dilin nasıl bir rol oynadığına da değindi: “Her şeye ne kadar dikkat edersek edelim kullandığımız dil bir erkek dili. Kullandığımız kelimeleri değiştirmek bile perspektifimize çok şey katabilir. Küfür kullanmamak erkek dilini yok ettiğimiz anlamına gelmez, daha vahimi farkına bile varamadığımız erkeklik.”

“HUM By Night: Erkeklik” etkinliği katılımcıların konuşmacılara sorularını yöneltmesinin ardından sona erdi.

Haber: Gizem Seher / Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan