Gazze'den Sonra Uluslararası Hukuku Yeniden Düşünmek Konferansı 3-4 Ağustos'ta Boğaziçi Üniversitesi'nde Düzenlendi

Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3-4 Ağustos’ta “Gazze’den Sonra Uluslararası Hukuku Yeniden Düşünmek” konferansını gerçekleştirdi. Gazze’de yaşanan insani krizin ve bunun uluslararası hukuk mekanizmaları tarafından nasıl ele alındığının tartışıldığı konferans dünyanın farklı ülkelerinden 100’ü aşkın hukukçuyu bir araya getirdi.

Gazze'den Sonra Uluslararası Hukuku Yeniden Düşünmek Konferansı 3-4 Ağustos'ta Boğaziçi Üniversitesi'nde Düzenlendi

Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen konferansta; uluslararası hukukun evrenselliği, meşruiyeti ve adaleti gerçekleştirmedeki rolü eleştirel bir yaklaşımla tartışmaya açıldı. Dünyaca tanınan akademisyenlerin katıldığı konferansta Birleşmiş Milletler (BM) Eski Filistin Özel Raportörleri Richard Falk ve Michael Lynk konuşmacılar arasında yer aldı.

“BOĞAZİÇİ’NDE DÜZENLENMESİ BİR ONUR”

Konferansın açılışında konuşan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, “Filistin meselesine ilişkin tartışmaların dünya çapında çeşitli kısıtlamalarla karşılaştığı bir dönemde, Boğaziçi Üniversitesi'nin uluslararası hukuk ve insan haklarının özgürce tartışılabileceği bir platform sunması bir onurdur. Tarihsel olarak farklı kültürlerin ve fikirlerin buluşma noktası olan bu güzel şehir İstanbul, böylesi eleştirel bir diyalog için ideal bir ortam olmaya devam ediyor. Hukuk Fakültesi de kendini bu rolü oynamaya kendini tamamen adadı. Fakültemizin özellikle küresel adalet ve insan hakları konularında ifade özgürlüğü ve eleştirel düşünce için hayati bir platform olacağına inanıyoruz” sözleriyle konferansın Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleştirilmesinin önemini vurguladı.

Konferansın amacıyla ilgili olarak Rektör İnci, “Filistin meselesi ve Gazze'de yaşananlar, uluslararası hukuk sisteminin meşruiyet ve etkinliğinin kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Bir diğer amacımız da Avrupa merkezli sosyal bilimlerde genellikle marjinalleştirildiğine inandığım Batı-dışı perspektiflerden uluslararası hukuk yorumlarını keşfetmek. Farklı perspektifleri kucaklayarak, eleştirel bir diyalog başlatmayı ve bu alanlarda bilgi birikimi oluşturmayı umuyoruz” diye konuştu.

“BU ALANDA EN SEÇKİN KATILIMLI KONFERANS”

Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Emrah Bozbayındır ise açılış konuşmasında fakültenin organize ettiği uluslararası ilk konferans olmasına rağmen Türkiye ve dünyada bu konuyla ilgili yapılan en seçkin katılımlı konferans olduğunu söylemenin abartı olmayacağını belirtti.

Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin dinamik, disiplinler arası, uluslararası ve karşılaştırmalı bir yaklaşıma sahip olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Bozbayındır şunları söyledi:
“Uluslararası ve karşılaştırmalı hukuku vurgulayan fakültemizin ruhuna uygun olarak, çağdaş uluslararası hukuktaki en acil konulardan birini ele almak için bir araya geliyoruz. 'Gazze'den Sonra Uluslararası Hukuku Yeniden Düşünmek' teması, bizi İsrail'in Gazze'yi işgalinden sonra mevcut uluslararası hukuk düzenini eleştirel bir şekilde incelemeye davet ediyor.”

“ULUSLARARASI HUKUK GAZZE’DEKİ KRİZİ ETKİLİ ELE ALAMIYOR”

ABD’nin saygın yükseköğretim kurumlarından Princeton Üniversitesi’nde uluslararası hukuk uzmanı ve eski Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Raportörü siyaset bilimci Prof. Richard Falk, oturumda yaptığı konuşmada, İsrail'in Gazze'deki eylemlerini sert bir dille eleştirerek uluslararası hukukun Gazze'deki krizi etkili şekilde ele almadaki başarısızlığının altını çizdi.

Falk, "Soykırım devam ediyor ve bölgede Gazze ile doğrudan bağlantılı daha geniş çaplı yıkıcı bir savaş tehdidi giderek artan bir endişe kaynağı haline geldi" ifadelerini kullandı.

Falk, İsrail'in uluslararası kararları açıkça göz ardı etmesini ve küresel toplumun bu yasaları uygulamadaki yetersizliğini eleştirerek, "İsrail, soykırımı durduracak ve Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki işgali sona erdirecek yetkili kararları alenen göz ardı ediyor" ve "Soykırım, Filistin'deki apartheid'in bir devamıdır ve postkolonyal bir tarihsel atmosferde meydana geliyor" dedi.

Falk, eksikliklerine rağmen uluslararası hukukun dayanışma hareketlerinin meşrulaştırılması ve gelecek nesillerin adalet ve insan hakları konusunda eğitilmesi açısından önemini koruduğunu söyledi.

“UAD KARARIYLA BİRLİKTE İSRAİL İŞGALİ BÜTÜNÜYLE YASADIŞI”

Konferansın katılımcıları arasında yer alan Eski Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Michael Lynk da Anadolu Ajansı’na (AA) yaptığı açıklamada Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) kararının ardından İsrail işgalinin artık resmi olarak tümüyle yasa dışı olduğunu söyledi.

Lynk, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının uluslararası toplum tarafından durdurulamamasına ilişkin şunları söyledi:

"Açık konuşalım, biz buna uluslararası toplum diyoruz ama genel olarak Küresel Güney Filistin'in yanında yer aldı. Sayıları az, uluslararası düzeyde güçleri yok. Ancak kendi güçleri dâhilinde Filistinlilerin davasını büyüttüler, desteklediler ve ilerlettiler. Asıl blokaj Küresel Kuzey'den, Avrupa'dan, Kuzey Amerika'dan, Japonya'dan, Avustralya'dan ve özellikle de ABD'den geliyor."

“GAZZE'NİN YENİDEN İNŞASI ONLARCA YIL SÜREBİLİR”

Birleşmiş Milletler (BM) Konut Hakkı Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal da konuşmasında Gazze ve diğer çatışma bölgelerindeki sistematik konut yıkımının etkisini vurguladı. "Domicide" kavramını "evlerin toplu olarak yıkılması" olarak tanımlayan Rajagopal, bunun insan onuru ve toplum bütünlüğü üzerindeki derin etkisi nedeniyle bir suç olarak tanınması gerektiğini savundu. Rajagopal, "Bir evi kaybetmek, insanlığımızı kaybetmemize neden olan derin bir kayıptır" ifadelerini kullandı.

Uluslararası hukukun Gazze'deki krizi ele almadaki başarısızlığını değerlendiren Rajagopal ,"İsrail, kendi normatif gücüne sahip bir uluslararası hukuk ihlali olan cezasızlığın tadını çıkarıyor. Gazze'de uluslararası hukuk işlemiyor gibi görünüyor" dedi.